Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Hak teâlâdan Efendimize; "Ey Habîbim! Sana emrolunan şeyi insanlara anlat!" diye vahiy geldi.
Efendimiz, bu emri aldı.
Ve Safâ tepesine varıp;
"Ey Kureyşliler! Size mühim bir haberim var" diye seslendi.
Sesi duyan geldi ve;
"Yâ Muhammed, bizi neden burada topladın?” dediler.
Onlara seslendi ki:
"Ey kavmim! Siz benden hiç yalan söz duydunuz mu?"
"Hayır, duymadık” dediler.
Efendimiz sordu:
"Peki, ben şimdi size; (Şu dağın ardında düşman var, bu gece baskın yapacaklar) desem, inanır mısınız?"
"Elbette ki inanırız” dediler.
Çünkü sen doğru sözlüsün!”
O vakit seslendi ki:
"Ben, size Allah tarafından gönderilmiş bir peygamberim. Allah birdir, ben de Onun Resûlüyüm!”
Derin bir sessizlik oldu.
Sanki şoka girmişlerdi!
Ebû Leheb öfkeden gözleri dışarı fırlamış, ne yapacağını, ne diyeceğini bilemez hâldeydi!
Kudurmuş gibiydi!
Yerden bir taş aldı.
Ve Allah’ın Resûlüne fırlattı.
Bir taraftan da;
"Bizi bunun için mi topladın?" diye böğürüyordu.
Delirmiş gibiydi!
Kavmine dönüp;
"Sakın hâ, Onun sözüne inanmayın!" diye bağırdı.