Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Ukbe bin Ebî Muayt kâfiri, Resûlullaha çok eziyet etmişti.
Bedir'de Kureyş'in yenildiğini anlayınca, kaçmak istedi.
Atına atlayıp sürdü ileri.
Ama hayvan bir milim gitmedi.
Aksine, onu kaldırdı.
Ve şiddetle yere çarptı.
Efendimiz, bu hâli gördü.
Âsım bin Sâbit'e buyurdu ki:
“Vur şu kâfirin boynunu!”
Ukbe kâfiri bunu duyup dedi ki:
“Niçin bir tek ben öldürülüyorum?"
Efendimiz cevâben;
"Allah ve Resûlüne olan düşmanlığından" buyurdu.
Ukbe kâfiri çâresizdi.
Başladı yalvarmaya.
"Yâ Muhammed! Öbürlerini öldürürsen beni de öldür. Onlara emân verirsen bana da emân ver. Onlardan fidye alırsan benden de al. Beni öldürürsen çocuklarıma kim bakar?" dedi.
Resûl aleyhisselâm;
"Sen hele Cehenneme gir, onları Allah'a bırak!” buyurdu.
Âsım bin Sâbit'e döndü.
Ve ona buyurdu ki:
“Vur şu kâfirin boynunu!"
Hazret-i Âsım;
“Başüstüne yâ Resûlallah” dedi.
Kılıcını kaldırıp boynuna çaldı!
Efendimiz, o kâfir için;
“Allah'ı, Resûlünü ve Kur’ân-ı kerîmi inkâr eden, Resûlünü işkenceden işkenceye uğratan senden daha kötü bir adam bilmiyorum. Allahü teâlâya hamdolsun ki, senin ölümünle gözümü aydınlattı!" buyurdu.