Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Efendimizin âzâtlı kölesi Zeyd bin Hârise radıyallahü anh, bir defâ kira ile bir katırcı tuttu.
Ve uzun bir sefere çıktı.
Şehirden iyice uzaklaştılar.
Ancak katırcının niyeti bozuktu.
Önce belli etmedi.
Sonra asıl yüzünü gösterdi.
Hazret-i Zeyd'i öldürmeye kalktı.
Hazret-i Zeyd "Dur!" dedi ona.
Biraz mühlet istedi.
Katırcı merak etti.
Ve sordu ki:
"Ne yapacaksın?"
Hazret-i Zeyd;
"Şuracıkta iki rekât namaz kılayım, sonra öldür" dedi.
Adam kabul etti.
O da hemen namaza durdu.
Az sonra selâm verdi.
Ellerini duâya kaldırdı.
Ve içinden sessizce;
"Yâ Rabbî! Resûlünün hürmetine kurtar beni bu adamın şerrinden" diye duâ etti.
Yalvardı Rabbine.
O esnâda biri geldi oraya.
Kılıcı da belindeydi.
Çekti kılıcı, öldürdü katırcıyı.
Hazret-i Zeyd rahatladı.
İlâhî yardımın geldiğini anladı.
Şükretti Rabbine.
Ve sordu o gelene:
"Siz kimsiniz acabâ?”
O gelen kişi, cevâben;
"Ben, yedinci kat gökte vazîfeli bir meleğim. Sen duâ ettiğinde yerimdeydim. Rabbimin emriyle bir anda geldim. Biz her şekle girer, insanlara yardım ederiz" dedi.