Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Mümin kabre konunca Münker ve Nekir meleklerinin suâllerine cevâben “Rabbim Allah, dînim İslâm ve Peygamberim Hazret-i Muhammed'dir” der.
Melekler bunu işitir.
“Doğru söyledin” derler.
İşte bu, Allahü teâlânın; “Allah îmân edenlere, dünyâda ve âhirette o kararlı sözlerinde sebât ihsân eder” buyurduğu sözün mânâsıdır.
Sonra bir kimse gelir.
Yüzü gâyet güzeldir.
Ve güzel kokuludur.
O mümine yanaşır ve;
“Nîmetleri devamlı olan Allahü teâlânın Cennetiyle seni müjdelerim” der.
Mümin buna sevinir.
Ve o kimseye dönüp;
“Allah sana, hayırlı karşılıklar versin, sen kimsin?” diye sorar.
Zîrâ merak etmiştir.
O kimse cevap verip;
“Ben, senin dünyâdayken yaptığın iyi amellerinim. Sen, Allahın emirlerine uyup Onun kullarına iyilik ettiğin için, Allahü teâlâ seni bu güzel nîmetlerle mükâfâtlandırdı” der.
O kimse gider.
Bir başkası gelir ve;
“Buna, Cennetten döşek getirin ve Cennetten kabrine bir kapı açın!” der.
Derhâl bir döşek getirirler.
Cennetten kabrine kapı açarlar.
O mümin çok sevinip;
“Yâ Rabbî! Kıyâmet çabuk kopsa da, bir an önce aileme ve çocuklarıma kavuşsam” der...