Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Berâ bin Âzib hazretleri anlatır:
Resûlullah Efendimiz, (umre) yapmak için bin dört yüz sahâbîyle Mekke'ye gitti.
Ama müşrikler mâni oldular.
Onları Mekke'ye sokmadılar.
Efendimiz, ertesi sene umre yapmak ve üç gün kalmak şartıyla onlarla andlaşma yaptı.
Metin hazırlandı.
Alî bin Ebî Tâlip, bu metnin başına; “Bu andlaşma, Muhammed Resûlullah ile Kureyş arasında akt olunmuştur” diye yazdı.
Kureyşin temsilcisi;
“Öyle yazma!” dedi.
Ve Efendimize dönüp; “Biz, senin Resûlullah olduğunu kabul etmiyoruz. Eğer kabul etseydik seninle harb etmez ve Mekke'ye girmene mâni olmazdık. Alî'ye söyle, (Abdullah'ın oğlu Muhammed) diye yazsın!” dedi.
Sahâbe üzüldüler!
Efendimiz, ona;
“Beni yalanlasanız da, ben Resûlullahım” buyurdu.
Ve Hazret-i Alî'ye dönüp;
“Yâ Alî, Resûlullah kelimesini sil. Onun yerine Muhammed bin Abdullah yaz” buyurdu.
Alî bin Ebî Tâlip;
“Anam babam sana fedâ olsun yâ Resûlallah! Onu silmeye elim varmıyor” dedi.
Silmek istemedi.
Efendimiz, (Resûlullah) kelimesini mübârek parmağıyla kendileri sildiler. Böylece andlaşma yazılıp taraflarca imzâlandı.