Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Bir gün Eshâbtan birkaç kişi;
“Yâ Resûlallah, Alî'yi niçin çok seversiniz? diye sordular.
Efendimiz de;
"Alî'yi çağırın, niçin çok sevdiğimi söyleyeyim” buyurdu.
Bir sahâbî kalktı.
"Başüstüne" dedi.
Ve çağırmaya gitti.
O arada Efendimiz;
"Ey Eshâbım, siz bir kimseye iyilik etseniz, o da buna karşılık size kötülük etse, ne yaparsınız?” diye sordu.
Cevâben dediler ki:
"Biz yine iyilik ederiz."
"Yine kötülük etse?"
"Biz yine iyilik ederiz.”
Efendimiz dördüncü defâ sorunca, başlarını aşağı indirdiler.
O esnâda Hazret-i Alî geldi.
Efendimiz, aynı şeyi ona sordu.
Hazret-i Alî arz etti ki:
"Ben yine iyilik ederim.”
"Yine kötülük etse?"
"Yine iyilik ederim.”
Efendimiz yedinci defa sorunca;
"Yorulmayın yâ Resûlallah! O bana mahşere kadar kötülük etse, ben de ona mahşere kadar iyilik ederim" dedi.
Efendimiz sevindiler.
Tebessüm ettiler.
Eshâba buyurdular ki:
“Şimdi anladınız mı?”
Eshâb cevâben;
"Evet yâ Resûlallah, Alî'yi neden çok sevdiğinizi şimdi çok iyi anladık. Hakîkaten sevginize lâyıkmış. Çünkü aramızda en güzel cevâbı o verdi" dediler.