Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Gavsül Memduh hazretleri, Anadolu velîlerindendir.
Komşu köyde bir adam vardı.
Hanımına bir hediye aldı.
Bu hediye, altın bir gerdanlıktı.
Ve ufacık boncuklardan yapılmıştı.
Kadıncağız çok sevindi buna.
Ve hemen taktı onu boynuna.
Ancak aynı gün kaybetti onu.
Üzülüp, “Eyvâh!” dedi.
Zîra kocası sinirli bir adamdı!
Akşam eve geldi.
Hâdiseyi öğrenince dedi ki:
“Bul onu, yoksa seni öldürürüm!”
Kadın çâresizdi.
O gece açtı ellerini, yalvardı:
“Yâ Rabbî! Sana sığınıyorum.
Kurtar bu âcizi bu sıkıntıdan.”
Gece rüyâsında çalındı kapısı.
Açtığında nurlu bir zât vardı eşikte:
“Buyurun, kimi aramıştınız?”
Gelen, Gavsül Memduh hazretleriydi.
“Bacım ben komşu köydenim.
Bir sıkıntın mı var?” diye sordu.
Kadın sevinip dedi ki:
“Evet, çok sıkıntıdayım.”
Büyük velî, ona;
“Bahçedeki o tavuğu kes!
O vakit kurtulursun” dedi.
Ve gözden kayboldu.
Kadıncağız uyandı.
Bahçeye koştu ve kesti o tavuğu.
Gerdanlık tavuğun kursağındaydı.
Sevinçten şükür secdesine varıp;
“Yâ Rabbî! O velî kulun hürmetine beni affet. O zâtın sâyesinde ölümden kurtuldum. Kalplerimizi bu gibi velîlerin sevgisiyle doldur. Böyle büyük zâtları eksik etme bu dünyâdan" diye duâ etti.