Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Anadolu erenlerinden Seyyit Gâzi Dede’nin talebesinden biri hacca gitmek istiyordu.
Ama parası yoktu garibin.
Düşündü ve verdi kararını.
Hocasına söyleyecekti.
Ve gidip, arz etti bu arzusunu.
Seyyit Gâzi hazretleri, ona küçük bir cüzdan verip;
“Bunu al, hacca gidip gelinceye kadar sana yeter. Artanı da iâde edersin” buyurdu.
Genç çok sevindi.
“Peki hocam” dedi.
Ve o sevinçle çıktı huzurdan.
Ama cüzdanı açınca şaşırdı.
Zîrâ cüzdanda çok az para vardı.
Sâdece (bir) dirhem.
Buna çok üzüldü.
Kendi kendine;
“Herhâlde yanlışlık oldu" dedi.
Ve geri dönüp geldi hocasına.
Hocası onu gördü.
Ve hemen sordu ki:
“Niçin geri döndün?”
Delikanlı ne diyeceğini bilemedi.
“Şeyy... hocam…”
Hocası anlamıştı vaziyeti.
Buyurdu ki:
“Yoksa parayı az mı gördün?
“Eee, evet hocam."
“Buyurdu ki:
“Hiç endîşe etme evlâdım.
O para seni hacca götürür ve getirir. Hattâ artar bile.”
Genç, büktü boynunu.
“Peki hocam” dedi.
Ve ayrıldı huzurundan...
Hacca gitti ve geldi.
O bir dirhem para, yetti ve arttı bile.
Artan parayı takdîm etti hocasına...