Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Kabr-i şerîfi Erdek'te bulunan Murat Dede zamanında bir kadının oğlu iftirâya uğradı.
Ve îdamına karar verildi.
Kadıncağız, iki gözü iki çeşme durmadan ağlıyordu.
Hemen koştu bu zâta:
“Hocam, duânıza muhtâcız.”
“Hayırdır, ne oldu?”
“Oğlum iftirâya kurban gitti. Yârın îdam edilecek.
Murat Dede buyurdu ki:
“Korkma, inşallah kurtulur.”
Sonra ellerini açıp duâ etti:
“Yâ Rabbî! Bu çocuk gerçekten suçsuzsa onu kurtar. Sevindir bu kadıncağızı.”
Derken akşam oldu.
O gece vâli, rüyâda Efendimizi görüp hürmetle selâm verdi.
Efendimiz almadı selâmını.
Üzülüp sordu ki:
“Yâ Resûlallah! Selâmımı niçin almadınız?”
“Sen, bir mazlûmun îdâmına karar verdin. O genç suçsuzdu, iftirâya uğradı.”
Vâli, o anda uyandı.
Derhâl vezîrini çağırıp;
“O genci serbest bırak! İftirâya uğramış” dedi.
Vezir, “Başüstüne” dedi.
Ve serbest bıraktı genci.
Delikanlı eve gelip çaldı kapıyı.
Annesi oğlunu gördü.
Derhâl şükür secdesine varıp;
“Yâ Rabbî, bu evliyâ kullarını ne kadar seviyorsun ki, onların bir duâsıyla kurtardın oğlumu. Sana sonsuz şükürler olsun” dedi.