Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Peygamber Efendimiz, Eshâbıyla bir yerde oturuyordu.
O ara Mûsâ Nebî kavminden bâzı kimseler geldiler.
Sonra izin alıp;
"Yâ Muhammed! Sen bizlere; (Benim mertebem, diğer peygamberlerden yüksektir) diyorsun, öyle mi? dediler.
Efendimiz, onlara;
“Evet” buyurdu.
O kimseler;
“Öyle ama, Hak teâlâ Mûsâ Nebî ile konuştu ve Onu, (Kelîmim) diye methediyor" dediler.
Peygamberimiz;
“Evet” buyurdu.
Onlar dediler ki:
“Öyleyse Mûsâ peygamberin daha üstün olması gerekmez mi?”
Efendimiz dinledi.
Ve onlara dönüp;
"Rabbimiz Ona (Kelîmim) dediyse, bana (Habîbim) dedi. Hak teâlâ katında, (Habîb)in derecesi, (Kelîm)den elbette daha yüksektir” buyurdu.
Onlar arz ettiler ki:
"Ama Allahü teâlâ Onu (Tûr-i Sînâ)ya çıkardı.”
Efendimiz dinledi.
Ve cevap olarak;
"Onu (Tûr-i Sînâ)ya çıkardıysa, beni (Arş-ı âlâ)ya çıkardı. O, Hak teâlâ ile (Tûr-i Sînâ)da konuştuysa, ben (Arş-ı âlâ)da konuştum ve ben Rabbimi baş gözüyle gördüm” buyurdu.
Onlar bunu işittiler.
Ve îmânla şereflendiler.