Menkıbeler

Abdüllatif Uyan

Müşrikler bir harpte Efendimize hücum etmişlerdi!
Resûlullah seslendi ki:
“Yâ Alî, hücum et şunlara!”
Hazret-i Alî;
“Başüstüne yâ Rusûlallah” dedi.
Ve arslan gibi saldırdı kâfirlere.
Ancak kılıcı kırıldı o arada.
Efendimiz, Zülfikâr'ı uzatıp;
“Al, bununla savaş!” buyurdular.
O da Zülfikâr'ı alıp kaçırttı düşmanı
Lâkin düşman askeri yine geldiler.
Ve Resûlullaha hücuma geçtiler!
Efendimiz seslendi ki:
“Yâ Alî! Bunları defet benden!”
O da çekti Zülfikâr'ı.
Ve dağıttı küffârı!
O ara Cebrâil aleyhisselâm geldi.
Ve şöyle methetti hazret-i Alî'yi:
“Yiğitlerden Alî, kılıçlardan Zülfikâr...”
● ● ●
Hayber'in fethi gecikmişti.
Efendimiz sordular:
“Alî nerededir?”
“Gözü ağrıyor yâ Resûlallah!”
Buyurdu ki:
“Onu bana getirin!”
Gelince, eliyle meshetti gözlerini.
Ânında geçti ağrısı.
O vakit ellerini açtılar.
“Yâ ilâhî! Alî'yi bütün sıkıntılardan emîn eyle” diye duâ buyurdular.
Sonra İslâmın bayrağını aldı.
Ve ona teslîm edip buyurdu ki:
“Yâ Alî! Git düşmanın üzerine.
Hayber’i fethetmeden dönme!
Allahü teâlâ yardımcın olsun!”
Hazret-i Alî bayrağı aldı.
“Duânızla yâ Resûlallah!” dedi.
Ve gidip Hayber’i fetheyledi...