Gönül Sultanları

Ahmet Demirbaş

Bir Müslümana çatık kaşla bakmak harâmdır. Güler yüzlü olmayan kimse mümin sıfatlı değildir. 
 
Güzel ahlâk, ilim ve edep öğrenmekle, iyi insanlarla arkadaşlık etmekle elde edilir. Kötü ahlâk da bunun tersidir. Yani cahil kalmak, edepsiz olmak, kötü insanlarla arkadaşlık etmekten hâsıl olur.
Cenâb-ı Hakk, Peygamber aleyhisselâmı överken (Gerçekte sen büyük bir ahlâk üzeresin) buyurmaktadır. İyi insan, iyi ahlaklı insan demektir. Dinimiz iyi huylar edinmemizi, kötü huylardan kaçınmamızı emretmektedir.
Ehl-i sünnet İslâm âlimleri ahlâk hakkında buyuruyorlar ki:
"Her binanın bir temeli vardır. İslâmın temeli de güzel ahlâktır."
"Kötü ahlâk, öyle bir fenalıktır ki, onunla yapılan birçok iyilikler fayda vermez. Güzel ahlâk, öyle bir iyiliktir ki, onunla yapılan günâhlar affa uğrar."
"Yükselen bütün insanlar ancak güzel ahlâkları sayesinde yükselmişlerdir."
"Güzel ahlâk güler yüzlülük, cömertlik ve kimseyi üzmemek demektir."
"Güzel ahlâk, Allahtan râzı olmak demektir. Yâni hayrı ve şerri Allahtan bilmek, nimetlere şükür, belâlara sabretmektir."
Bir Müslümana çatık kaşla bakmak harâmdır. Güler yüzlü olmayan kimse mümin sıfatlı değildir. Herkese karşı güler yüzlü olmalıdır.
Başkasının kötü ahlâkından şikâyet eden kimsenin kendisi kötü ahlâklıdır. Başkalarının kötülüklerinden bahsediyorsak, bu kendimizin kötü olduğunun alâmetidir. Güzel ahlâk, eziyetleri sineye çekmektir...
Güzel ahlâklı olmanın alâmeti şunlardır: İnsaflı olmak, arkadaşlarının hatâsını görmemek, hüsnizan etmek, suizandan (kötü zandan) kaçınmak, arkadaşlarının eziyetlerine göğüs germek, onlardan şikâyetçi olmamak, hep kendi ayıp ve kusurlarıyla meşgul olmak, kendi nefsini kınamak, güler yüzlü olup, herkesle yumuşak konuşmaktır.
Güzel ahlâklı kimse, edeplidir az konuşur, hatâsı azdır, gıybet etmez, Allah için sever, Allah için buğzeder, emanete riâyet eder, komşu ve arkadaşını korur. Bütün hasletlerin başı ise hayâdır...
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ indinde kulların en sevgilisi, ahlâkça en güzel olanıdır.)
(Güzel ahlâk, büyük günâhları, suyun elbiseyi temizlemesi gibi temizler. Kötü ahlâk ise, sâlih amelleri, sirkenin balı bozduğu gibi bozar.)
          ***
Güzel ahlâklı bir kimsenin kötü huylu bir hanımı vardı. Gayet iyi geçiniyorlardı. Kötü huylu hanımla nasıl iyi geçindiği sorulunca, iyi ahlâklı kimse şöyle cevap verdi:
-İyilerle herkes geçinir. Marifet, kötü ile geçinebilmektir. Onun kötü huyuna sabredemezsem benim iyi huylu olduğum nereden belli olacaktır?