Gönül Sultanları

Ahmet Demirbaş

"Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allahü teâlânın ayı muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır."
 
Bugün 2 Muharrem 1442. Dün, hicri yeni yıla girdik. Bu ay, Kur'ân-ı kerimde (Tevbe 36) kıymet verilen dört aydan biridir... (Diğer üçü Zilkade, Zilhicce ve Receb ayıdır.) 
Bilindiği gibi, Peygamber efendimiz, miladi 571'de 20 Nisan'a rastlayan, Rebiul-evvel ayının 12'nci Pazartesi sabahı, Mekke'de doğdu. 622'de Mekke'den Medine'ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medine'nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların "şemsi yılbaşı" oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü de, "hicri [kameri] yılbaşı" oldu. Muharrem ayının birinci gecesi, Müslümanların yılbaşı gecesidir...
Kur'an-ı kerimde bildirilen ve dinde kullanılan Arabi ayların bir yılı, bir güneş yılından on gün kısadır. Hicri kameri aylar, hicri şemsi ve miladi aylara göre, on gün önce gelmektedir. Bunun için Müslümanların mübarek günleri veya geceleri, şemsi yıllara göre, her yıl on gün önce olur. Çünkü mübarek günler, güneş aylarına göre değil, kameri aylara göre yapılır. Dinimizin emri böyledir.
İslamiyet'te, güneş yılının ayları içinde sayılı bir mübarek gün yoktur. Doğum günü ve mübarek geceler, hicri yılla kutlanır. Bütün ibadetlerde ve dinî faaliyetlerde kameri aylar esas alınır. Hac, oruç, kurban ve bayram günleri kameri aylara göre tespit edilir...
Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, bu gecelere kıymet vermiş, bu gecelerdeki, dua ve tevbeleri kabul edeceğini bildirmiştir. Bu geceleri başka günlere almak dini değiştirmek olur. Allahü teâlâ, bu gecelerde yapılan dua ve tevbeleri kabul edeceğini bildirmiştir...
Hadis-i şeriflerde mealen buyuruldu ki:
(Ayların efendisi muharrem, günlerin efendisi cumadır.)
(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allahü teâlânın ayı muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.)
(Nafile oruç tutacaksan muharrem ayında tut, çünkü o, Allahü teâlânın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, o günde Allahü teâlâ geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün tevbe edenlerin günahlarını da affeder.)
Nafile ibadetlerin sevabına kavuşabilmek için, Ehl-i sünnet itikadında olmak, haramlardan kaçıp günahlara tevbe etmek, farzları kusursuz yapmaya çalışmak, o amelî ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır...