Gönül Sultanları

Ahmet Demirbaş

 
 
Cüneyd-i Bağdadi hazretleri, bir gün vaaz veren bir zat görür. Ne anlattığını merak eder, bir kenarda oturup onu dinlemeye başlar...
 
 
Cüneyd-i Bağdadi hazretleri büyük velîlerdendir. Bağdâd'da 298 (m. 911)'de 91 yaşında vefât etti. Sırrî-yi Sekatî hazretleri, hem dayısı hem de hocasıdır. Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin derslerinde yetişti. Asrının kutbu idi... Hocası hayattayken, edebinden tam 30 yıl vaaz ve nasihat etmemişti. Bir gün rüyasında Resulullah "sallallahü aleyhi ve sellem" ona; 
"Konuş yâ Cüneyd! Zîrâ senin sözün halkın kalplerinin rahatlık ve ferahlık bulmasına sebeptir. Allahü teâlâ senin sözünü, insanların kurtuluşa ermesi için sebep kılmıştır" buyurur...
Sabah, çekinerek huzuruna çıktığı hocası;
"Konuş yâ Cüneyd, aynı rüyayı ben de gördüm" buyurur... 
Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin menkıbesi çoktur... Bir gün kürsüde vaaz veren bir zatı görür. Ne anlattığını merak eder, bir kenarda oturup sonuna kadar dinler. O zat özetle şunları söyler:
"İnsan kabre girince, herkesin cevap vermek zorunda kalacağı dört şeyi soracaklar:
1- Malı, parayı nereden kazandın? Nasıl, nereye harcadın?
2- Allahü teâlânın verdiği bu kıymetli vücudu nerede, hangi yolda yıpratıp tükettin?
3- Öğrendiğin ilimlerle amel ettin mi? İnsanlar bu ilminden nasıl faydalandı? Bunlarla Cenab-ı Hakk’ın rızasını nasıl kazandın veya kaybettin?
4- Vaktini nerede, nasıl değerlendirdin?
Müminlerin en kıymetli varlığı vaktidir. Çünkü dünyada bir Kelime-i tevhid söylemek, âhirette teraziyi değiştirebilir. 'Allah' dersin, Cennete gidersin. Sonra hesap gününde, yanlış işlerinden dolayı terazide bir sıkıntı olursa perişan olursun..."

Vaazı bitince, o zatın yanına gider. Vaiz, Cüneyd-i Bağdadi hazretlerini görünce mahcubiyet içinde der ki:
- Efendim siz burada mıydınız? Özür dilerim, sizi göremedim, edepsizlik ettim.
Cüneyd-i Bağdadi hazretleri o zata şöyle buyurur:
- Senin bu anlattıkların çok kıymetli, çok güzel, ama bu dinleyenler kapıdan çıkınca bunları unuturlar. Ben sana bir cümle söyleyeceğim, bir dahaki sefere, onlara, "Allahü teâlâ seninle beraberken, sen kiminle beraberdin?" dersen belki onu unutmazlar... Allahü teâlânın bizi her an gördüğünü hiç unutmazsak, o göre göre nasıl günah işleriz ki? Gördüğünü düşünmeden gafletle geçen her an için de, çok tövbe etmeye çalışmalıyız.