Gönül Sultanları

Ahmet Demirbaş

Sultan Gazneli Mahmud, Hindlilerle yaptığı harplerden birinde çok şiddetli direnişle karşılaşır. O anda bir adakta bulunur!..
 
Mahmud Gaznevî “rahmetullahi teâlâ aleyh” Gazneliler Devletinin en büyük hükümdârıdır... (m. 967-1030) O, tarihe "Hindistan Fâtihi" olarak geçmiş büyük bir kahramandır... Babası Sübektekin, Buhârâ'daki Sâmânî devletinin Horâsândaki vâlîsinin kölesi iken, vâlî ölünce, yerine geçti... Türkistân'ı, Irâk'ın bir kısmını, Lâhor'u, Delhî'yi aldı. Çok kiliseleri câmi yaptı. Hindûların hazînelerini Haremeyn-i şerîfeyne [Mekke ve Medîne] hediyye etti. Berehmenlerin, kadınların, kocalarının cenâzesi ile birlikte, diri diri yakılması, ölülerin nehre atılması gibi, insanlığa yakışmayan âdetlerini yasak etti... 
Ömrünün kırk beş senesini savaş meydanlarında geçiren Mahmud Gaznevî, âlimlere çok hürmet ve ikramda bulunurdu. Onların kalplere feyiz veren sohbetlerinden faydalanırdı. O, gerek iyi idâresi, gerekse hakseverliği ve adâletiyle sevilmiş örnek devlet adamlarından biridir...
Gazneli Sultan Mahmud Han, İslam’ı yaymak için Hindistan'a 18 sefer düzenlemişti. Bu harplerden birinde çok şiddetli bir direnme ile karşılaşınca, zafere kavuşacağından şüpheye düşmüştü. Tam bu zor durumda iken Allahü teâlâya şöyle bir adakta bulundu:
"Ya Rabbi, bu savaştan galip çıkarsam, şahsıma düşecek bütün ganimetleri yoksullara dağıtacağım."
Neticede galip geldi ve çok kıymetli ganimetlere sahip oldu. Gazne'ye döndüklerinde kendine düşen bütün ganimetleri yoksullara, muhtaçlara dağıtmaya başladı. Fakat bazı vezir ve komutanlar araya girip;
-Aman Sultanım ne yapıyorsunuz, bunca değerli ganimetler, altınlar, inciler dağıtılır mı? Hem onlar bunların kıymetini bilmez, diyorlardı.
Sultan Mahmud bunu Allahü teâlâya verdiği sözün gereği olarak yaptığını, kendisi için bir adak olduğunu söyledi ise de, adamları yine ısrar edip;
-Öyleyse önemsiz olanları dağıtın, değerli olanları hazineye ayırın! Memleketin bunlara ihtiyacı var, sevabı ise belki daha çok olur, dediler.
Sultan Mahmud düşündü. Âlimlerle istişare etmeden karar vermezdi. Zamanındaki büyük zatlardan birine durumu anlattı. O zat da şöyle dedi:
-Sultanım, eğer Allah’ın izni olmadan zaferi siz kazandıysanız, bir daha Ondan bir isteğiniz olmayacaksa sözünüzde durmanız gerekmez! Ama bu zaferi size Allahü teâlâ ihsan ettiyse, yine Ona ihtiyacınız olacaksa, verdiğiniz sözde durmanız, adağınızı yerine getirmeniz, ganimetleri yoksullara dağıtmanız gerekir...
Sultan Mahmud; 
-Zaferi elbette Allahü teâlâ ihsan etti, dedi ve sözünü yerine getirdi. Hissesine düşen ganimetlerin hepsini muhtaçlara dağıttı...