Gönül Sultanları

Ahmet Demirbaş

İhlas; bütün işlerini Allah rızası için yapmak, dünyaya ait mal ve makamlardan hevesini kesip ahireti istemektir...
 
Dinimizin emirlerini yapıp, yasak ettiklerinden kaçan kimse salihtir. Kime dinin emirlerini yapmak kolay gelirse, onun salih biri olduğu anlaşılır.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Ahirete ait istediğine kolayca kavuşur, dünyaya ait olana kavuşman zorlaşırsa, bil ki sen iyi bir hâl üzerindesin. Bunun tersi olursa kötü hâldesin!) [Beyheki]
Büyük velîlerden Ali Ramiteni hazretleri buyuruyor ki: Salih bir kimse olabilmek için şu on şey gerekir:
Temiz olmalı... Temizlik iki kısma ayrılır: a- Zâhiri temizlik: Dış görünüşün temiz olmasıdır. Bu, bütün insanların dikkat edeceği hususlardandır. Giyecek, yiyecek, içeceklerin ve kullanılacak bütün eşyaların temiz olmasıdır. b- Bâtıni temizlik: Kalbin iyi huylarla dolu olmasıdır. Hased etmemek, başkaları hakkında kötülük düşünmemek, Allah düşmanlarını sevmemek, dostlarını sevmek gerekir. Kalb, Allahü teâlânın nazargâhıdır. Bu sebeple kalbe dünya sevgisi, mideye de haram lokma koymamalıdır. Bir hadis-i şerifte, (Haram yiyenin duası kabul olmaz) buyuruldu. Kalb temiz olmazsa ibadetlerin lezzeti alınamaz, Allahü teâlâya ait bilgilere yani marifete, kavuşulamaz.
Dile sahip olmalı... Dilin uygunsuz sözleri söylemeyip susması, Kur'ân-ı kerim okuması, emr-i maruf ve nehy-i münkerde bulunması, dinin emirlerini yapmayı ve yasaklarından kaçınmayı bildirmesi gibi. Peygamber efendimiz de, (İnsanlar, dilleri yüzünden Cehenneme atılırlar) buyurdu.
Kalabalıklardan uzak durmalı... Bu sebeple göz, haramlara bakmamış olur. Çünkü kalb, göze tâbidir. Her harama bakış, kalb aynasını karartır.
Oruç tutmalı... İnsan oruç tutmak suretiyle meleklere benzemiş ve nefsini ezmiş olur. Bir hadis-i kudside; (Oruç bana aittir. Orucun ecrini ben veririm. Sevabı nihayetsizdir) buyrulmaktadır.
Allah’ı çok hatırlamalı... Allahü teâlâyı hatırlamak için söylenecek en faziletli söz (La ilahe illallah) demektir. Bunu söylemeye devam eden, ihlas sahibi olur. İhlas; bütün işlerini Allah rızası için yapmak, dünyaya ait mal ve makamlardan hevesini kesip ahireti istemektir.
Kalbe dikkat etmeli... Kalbe dört çeşit düşünce gelir. Bunlar; Rahmandan, melekten, şeytandan ve nefsten... Rahmandan gelen; gafletten uyandırır, kötü yoldan doğru yola kavuşturur. Melekten gelen; ibadete rağbet ettirir. Şeytandan gelen günahı güzel gösterir. Nefsten gelen ise, dünyanın faydasız şeylerini istetir. Şeytanî ve nefsanî düşüncelerden kurtulmak gerekir.
Allah’ın hükmüne rıza göstermeli... Havf ve reca, yani korku ve ümit arasında yaşamalı. Çünkü imansız öleceğinden korkan, günah işlemez. Ayrıca mümin, Cenneti ümit eder, salihlerle sohbet eder. Salihlerle sohbet, günahlara perde çeker, haramları gözüne kötü gösterir.
İyi hasletlerle süslenmeli... Yani Allahü teâlânın ahlakıyla ahlaklanmaktır.
Helal lokma yemeli... Allahü teâlâ, (Helal ve temiz olanını yiyin) buyurmaktadır. (Bekara 168)
Haram yiyen, ibadet etme gücünü kendinde bulamaz. Helal yiyen de, günah işlemez...