Anlat Derdini Feridun Ağabeye

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

 
 
Feridun Ağabey, ben 2009 yılından beri emekli olan ve emekli maaşını o günden beri PTT’den alan bir kişiyim. Emekli maaşlarına bankaların promosyon vermesi sebebiyle maaşımı PTT’den özel bir bankaya taşımak istedim. Özel bankaya gittim, maaşımı kendilerine taşımak istediğimi söyledim. Bankadan bana maaşımın PTT’de bloke edildiğini söylediler. Bunun üzerine İstanbul Şirinevler PTT Şubesi’ne gittim. Blokenin kalkması için dilekçe ile başvurmamı istediler. 05.03.2020 tarihinde İstanbul Şirinevler PTT Şubesi’ne bir dilekçe verdim. Ayrıca 4.65 lira da blokenin kaldırılma masrafı diye, bir para istediler onu da verdim. Görevli bana “Gün içerisinde blokeniz kalkar” dedi.
Ben garanti olsun diye, 3 gün sonra, 09.03.2020 tarihinde yine özel bankaya gittim. Onlar da bana blokenin daha kalkmamış olduğunu söyledi. Bunun üzerine tekrar İstanbul Şirinevler PTT Şubesi’ne gittim. Bu sefer görevli bana yine “Durumunuzu belirten bir dilekçe yazın, kimlik fotokopinizi de ekleyin” dedi. Ben de yeni bir dilekçe verip kimlik fotokopimi de ekleyip verdim. Aynı görevli bana yine “Gün içerisinde kalkar” dedi. İki gün sonra, bu sefer, söz konusu özel bankanın, ikamet ettiğim Kartal Yakacık’taki şubesine gittim ve onlar da bana PTT’nin blokeyi kaldırmadığını söylediler. Kartal Yakacık PTT Şubesi’ne gittim ve onlar da “Başvurunuz devam ediyor, bloke iki iş günü içinde kalkar” dediler.
Ben de aynı gün CİMER’e başvurdum ve durumumu açık açık yazdım. Onlar da benim yazımı Ulaştırma Bakanlığı’na gönderdi. Aynı gün Ulaştırma Bakanlığı’ndan gelen yazıda bana, “En yakın PTT’ye gidip kimlik numaranızın bulunduğu dilekçe verin” cevabını gönderdi. Bunun üzerine bu sefer Uğur Mumcu Mahallesi PTT Şubesi’ne bir dilekçe verdim. Ve dilekçeyi verdiğime dair CİMER aracılığıyla Ulaştırma Bakanlığı’nı bilgilendirdim. Ulaştırma Bakanlığı da bana, ertesi gün, yine, “En yakın PTT’ye gidip kimlik numaranızın bulunduğu dilekçe verin” şeklinde aynı cevabı gönderdi. Ben tekrar Uğur Mumcu PTT Şubesi’ne gidip bir dilekçe verdim. Ulaştırma Bakanlığı’na bildirdim onlar da bana ertesi gün yine, “En yakın PTT’ye gidip kimlik numaranızın bulunduğu dilekçe verin” cevabını gönderdi. Usanmadım, bu sefer Kartal PTT Merkez Şubesi’ne gidip aynı şekilde kimlik numaram yazılı ve kimlik fotokopimin ekli olduğu yeni bir dilekçe verdim. Bu gelişmeyi de yine CİMER aracılığıyla tekrar Ulaştırma Bakanlığı’na bildirdim. Ulaştırma Bakanlığı yine bana “En yakın PTT’ye gidip kimlik numaranızın bulunduğu dilekçe verin” cevabını gönderdi. Bu yazıyı size yazdığım tarih 04.04.2020’dir. Başvurumun üzerinden bir ay geçti ve PTT hâlen maaşımdaki blokeyi kaldırmadığı için maaşımı başka bir bankaya taşıyamıyorum. Artık yazdıklarıma cevap da vermiyorlar...
Benim anlamadığım şu: PTT’den 10 yıldır maaş alıyorum, bütün kimlik bilgilerim kendilerinde var ama benden hâlâ kimlik numaramın olduğu dilekçe ve kimlik fotokopimi istiyorlar. Ne mantıkla istiyorlar, bilemiyorum. O kadar dilekçe verdim, hâlâ niye görmezden geliyorlar, bilemiyorum. Hâlbuki maaşıma bloke konulmasını gerektiren PTT’ye ne bir kredi borcum var ne de bir alacağım. Durum bundan ibarettir. Saygılarımla...
            Kâzım Çeliker
 
 
Endişe verici sözlere dedikodulara itibar etmeyin
 
"Feridun Ağabey, bu koronavirüs ne olacak? Bu tehlike hiç mi geçmeyecek? Bazı kimseler durumun çok vahim olduğunu söylüyorlar. Bunlar doğru mu? Hep evde mi kalacağız? Hâlimiz ne olacak? Bizi rahatlatacak bir bilgi verir misiniz?” diyen İstanbul’dan Cüneyt Yılmaz isimli kardeşimiz;
Öncelikle bütün uzmanların "tedbir var panik yok" sözlerini bilelim. Sağlık Bakanlığının yayınladığı kamu spotlarında hep son “unutmayalım virüs alacağımız tedbirlerden daha güçlü değildir” diniliyor. Bu konuda sahada çalışan ve tecrübeleri olan hocalar, doktorlar virüs konusunda devletin herhangi bir yetersizlik içinde olmadığını belirtiyorlar. Virüs salgınının çok uzun süremeyeceğini gerekli tedbirler alındığını kişilerin de bireysel olarak kurallara uygun hareket ederek kendilerini izole ederek, temizlik ve hijyen kurallarına dikkat ederek ve zorunlu olmadıkça evde kalarak bu süreci daha kolay atlatmada yardımcı olunacağını söylüyorlar. Dolayısıyla biz de size şunu öneriyoruz. Sağlık Bakanlığının ve Sağlık Bilim Kurulunun verdiği bilgilere güvenin… Endişe etmeyin… Endişe verici sözlere yayınlara dedikodulara itibar etmeyin… Bu günler fazla uzun sürmeyecek kalbinizi ferah tutun… (F.A.)
 
 
 
Çevrenizdeki yaşlı ve muhtaçlara karşı duyarlı olmaya davet ediyorum!
 
“Feridun Ağabey, nemelazımcılık toplumsal hastalıkların belki de en önemlisidir. Nemelazımcılık bencillik demektir. Çıkarcılık demektir. Kendi çıkarını menfaatini her türlü değerin üstünde tutmak demektir.
Millet için vatan için insanlık için bir görev söz konusu olduğunda nemelazımcı insan kendisini bundan uzak tutmak ister. Toplumsal değerleri hiçe sayar. Oysa kendisi de o toplumun içindedir ve toplumun sıkıntısı kendisine de yansıyacaktır… Bugünlerde nemelazımcı insanlar virüsten daha tehlikelidir. Devletin çağrılarına kulak asmayan insanlar nemelazımcı tiplerdir. Okullarda verilen eğitim öğretim, camilerde verilen vaazlar, okunan hutbeler nemelazımcılık üzerine olmalıydı. Bugün bunun önemini daha çok anlamış bulunuyoruz. Benden sonrası tufan, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen insanların komşusu olmak en büyük talihsizlikmiş...
Buradan sizin aracılığınızla bu insanlara sesleniyorum: Hiç olmazsa böylesi afet günlerinde, hiçbir zamanda olmadığı gibi insanların evlerine kapandığı bir dönemde yardıma muhtaç olanları görüp bilip de onlara kayıtsız kalmamak insan olmanın gereğidir… Ve sizin aracılığınızla herkesi komşusuna, çevresindeki kimsesizlere, yaşlı ve muhtaçlara karşı duyarlı olmaya davet ediyorum. İyilikseverlere de şimdiden teşekkür ediyorum...”
         Hacı Kır-Erdemli İçel