Anlat Derdini Feridun Ağabeye

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

“Feridun Ağabey, üç yıllık evliyim ve bir çocuğum var. Eşim hafta içi çalışıyor. Sadece pazar günleri tatilimiz var. Ama son günlerde pazar günleri 'arkadaşlarla bir araya geliyoruz' filan diyerek evde kalmamaya başladı. Biz ise hafta sonunu iple çekiyoruz. Babası gelsin de bizi biraz dolaştırsın istiyoruz. Ama bunu söylediğimde eşim beni insafsızlıkla suçluyor. 'Kendime haftada bir gün zaman ayıramaz mıyım?' diyor. Bir eş bir anne olarak sabretmem mi lazım? Eşime haksızlık mı ediyorum? Ama bir insan olarak bir hafta sonu gezmek benim de hakkım değil mi?” diyen Rumuz: “Taba” isimli okuyucumuz; 
Eşiniz çalışma arkadaşlarıyla birlikte belki birkaç defa değişik zamanlarda bu tür kahvaltıya veya toplantıya her ne ise katılabilir ama her pazarı kendine ayıracağım düşüncesi kesinlikle büyük bir sorunun işaret fişeğidir. Bencilce bir yaklaşımdır ama konu başka açıdan da ele alınmalıdır. Hiçbir normal insan tatil günlerini ailesinden kopuk kendisine ayırmaz. Sürekli böyle yapılıyorsa onu evden uzaklaştıran bir sorun bir sıkıntı veya bir başka üçüncü düğüm söz konusudur. Uzun süreli bu tür isteklerinde evde bekleyen de kendini sorgulamalı “ben kendimi ona niçin özlettiremiyorum?” veya “beni niçin özlemiyor?”, “nerede yanlış yapıyorum?” sorularını hatırdan çıkartmamalıdır. 
Konunun baba olarak sorumluluğu ayrı bir konudur, o babanın evi yerine arkadaşlarını tercih edebilecek derecede evdeki yaşadığı ilgisizlik ayrı bir konudur. Yani öyle olmalıdır ki erkek evden ayrılıp arkadaşa filan gidememelidir... 
Evliliklerde bir diğer unutulan nokta da eşlerin özellikle anne olduğunda çocuk olduğunda ona odaklanıp bilmeden farkında olmadan eşini ikinci plana itelemesidir. Bu büyük bir hatadır… Sonucu hafta sonu bebeğiyle kalmak olarak yaşayabilirsiniz. Konuyu düzeltmek ve arzu ettiğiniz mutluluğa çevirmek sanki yine sizin elinizde ve inanıyoruz ki başaracaksınız. (F. A.)
 
 
Bir dilek ve temenni
 
“Türkiye gazetesine önce başarılar dilerim. Bir önerim olacak. Biz Soma’da bir seneden beri haftada bir gün toplu hatim okuyoruz. Okumaya yeni başlayanlar da kitaptan takip ediyorlardı. Araya yasaklar girdi. İnşallah yasaklar kalkınca devam edeceğiz. Evlerde hanımlar arası yapılan sohbetler de yasak ile birlikte durdu. Benim dileğim yasaklar kalktıktan sora tüm ülkede bu benzeri hasletler müminler arasında yayılsın inşallah. Bu dileğimi gazetede yayınlarsanız tüm kardeşlerime iletirseniz sevinirim. Rabbim ülkemize, ümmet-i Muhammed’e selamet versin. Devletimize gayret ve başarılar ihsan etsin. Hastalarımıza şifa yakınlarımıza sabır ve metanet şehitlerimize bol bol rahmet diliyorum.
        Meryem Akbulut-Balıkesir
 
 
“Süper emeklilik beklerken süper aldatıldık!”
 
Gönderdiği faksın ön kısmı elimize geçmediği için bize ulaşan kısmını yayınladığımız Konya’dan "Süper işçi emeklisi bir mağdur" diyerek yazan okuyucumuz diyor ki:
“Biz süper emeklilerin mağduriyetinin giderileceği her vesileyle belirtilmiştir. Ama aradan 34 yıl geçmesine rağmen derdimiz hâlen çözüme kavuşmadı. Biz bugün birçok emeklinin gerisinde maaş alıyoruz. Ağabey, şu an 2450 lira emekli maaşı almaktayım. Ne yazacağımı kime ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Bizi bundan önceki hükûmetler döneminde mağdur ettiler. Ama şimdiki hükûmetlerden imdat istiyoruz. Artık yaşlandık. Kulaklarımız arızalandı, gözlerimiz görmez oldu. Ama o zamanın hükûmetleri bize bu kandırmayı yaptılar. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste!.. Anavatan Partisi bugün yok, silindi gitti. Ama geride bizim gibi binlerce mağdur bıraktı. 1 Ocak 1987’de emekli olup almış olduğum ikramiye ile emlakçıdan 5 milyona kat almıştım. 9 Temmuz 1987’de tekrar emlakçıya satarak devlete verdim. Hükûmetimiz emeklilerle ilgili çalışmalarından müjdeli haber bekliyorum. Saygılarımla...
        "Süper işçi emeklisi bir mağdur"-Konya