Anlat Derdini Feridun Ağabeye

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Yarım asırdır yerkürede yaşamaya çalışıyorum. Bolu, İstanbul, Edirne, Tokat, Manisa, Artvin, Lefkoşa, Zonguldak gibi illerimizin çeşitli noktalarında yaşadım (bulundum). Hâlen Bolu’da ikamet ediyor, Zonguldak ilinin bir ilçesinde çalışıyorum...
Bu kısa yazıyı da Mengen ilçesinde küçük bir çay ocağında yazıyorum. Yolda gidiyordum. Yazı fikri zihnimde oluştu. Sabredemedim. Mola verip hemen bilgisayarı açtım… 
Satırlarımda siyaset, taşlama ve eleştiri yoktur. Bir maddi kazanç da söz konusu değildir. 
Son 2 yıldır rol modeli, örnek, üretken, lider, yardımsever, projeci, bilge insanları araştırıp yazı konusu yapıyorum. 5 ay kadar önce bu yazıların bir bölümünü kitap hâline getirip “Rol Model İnsanlar” adıyla okurlara sundum. Bu eserimden 1 kuruş telif (para) almadım. Tamamen sosyal sorumluluk projesi kapsamında bir çalışma olarak düşündüm. Şimdilerde bu yayının ikinci cildini ortaya çıkarmaya çalışıyorum.
Feridun Ağabey sizin aracılığınızla okuyucularınıza tanıtmak istediğim bir insan var. Bu insan için bir sıfat aradım. Ne desem diye bir türlü karar veremedim. “Örnek insan”, “gerçek yardımsever”, “halk kahramanı” gibi kavramlar beynimde dolaşıp durdu. 
 
KARARI SİZ VERİN
 
Ben size bu insanın hayat öyküsünü kısaca anlatayım. Kararı siz verin… 
Şaban Bey kardeşimiz, 30 sene önce 10 yaşındayken yaşadığı köyden kara lastik ayakkabıyla İstanbul’un Okmeydanı semtindeki bir mahalle fırınında çırak olarak işe başlar. Küçük, motorsuz arabayla her gün semtteki bakkallara 2500 adet ekmek dağıtır. Bu işi 3 yıl kadar yapar. Daha sonra işverenin önerisiyle ekmek üretim bölümünde çalışmaya başlar. Burada 20 yıl kadar çalışır. Sonra evlenir ve ana-baba şehrine dönmek ister. Zonguldak ilinin A….. ilçesine yerleşir. Burada bir arkadaşıyla ekmek fırını açar. Kısa süre sonra iflas ederler. Bir “daire” bedeli kadar zarar eder. Ardından A….. ilçesinden aynı ilin D….. ilçesine taşınır. Burada bir fırında birkaç sene işçi olarak çalışır. Güç bela biriktirdiği cüzi para ile 1,5 sene kadar önce küçük bir ekmek fırını satın alıp işe koyulur. Ama bu defa kısa sürede fırının iş hacmini 10 kat yükseltir. Yanında çalışan kişi sayısı 2’den 20’ye çıkar. Kazandığı paranın bir kısmıyla ikinci fırını satın alır. 
 
ASLA ŞIMARMAZ
 
“Kısa sürede yüksek kazanç elde ettim” diye şımarmaz. “Lüks otolara bineyim, pahalı eve taşınayım” demez. Hayatında en ufak bir değişiklik yapmaz. 2019-2020 döneminde kazandığı paranın yarısını fakir olarak çile çeken insanlara dağıtmaya karar verir. İlçe Kaymakamına giderek 65 kişiye periyodik olarak gıda kolisi dağıtmak istediğini söyler ve bu işi aylarca devam ettirir. Fakir öğrencilerin kırtasiye ihtiyaçları için son 1 ayda iki-üç asgari ücret harcar. 
Sahibi olduğu iki fırından, öğrenci yurtlarının ekmeğini her gün bedava verir. Sattığı her yüz ekmeğin 10 tanesini askıda ekmek adıyla bedava dağıtır. 
Günde 16 saat çalışan ama zerre kadar yorulmayan bu saygıdeğer insandan çok çok zengin olan nicelerinin topluma hiçbir faydası yoktur. Sürekli olarak mal yığan (kenz eden), infak etmeyen (dağıtmayan) o kadar çok açgözlü insanımız var ki…
Geleneksel yapılı fırınında haftanın 7 günü çalışan, hayırsever Şaban Altuğ Bey’e buradan sizin arıcılığınızla teşekkür ediyorum. Allah ülkemizde iyilik edenlerin sayısını artırsın…
          Rumuz: “Öğretmen”-Bolu