Anlat Derdini Feridun Ağabeye

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Salgınlar ruh sağlığımızı da olumsuz etkiliyor. Yapılan çalışmalarda salgının, anksiyete, depresyon, uyku bozuklukları gibi birçok psikolojik sıkıntılara sebep olduğu bilinmekte.
Algılanan hastalık duyarlılığı, olumlu olumsuz kulaktan yayılan düşünceler haberler vb. insanlarda panik oluşturdu. Kadınların hastalıklara daha duyarlı olması, kurallar, sorumluluklarının fazla olması gibi sebepler anksiyetelerinin daha çok artmasına sebep olmaktadır. Gençler ve öğrenciler deneyimlerinin daha az olması, psikolojik düzenlemeleri yapamamaları ve kısıtlamalar yüzünden daha çok anksiyete yaşamaktadırlar. Çocuk sahibi olan bireyler aynı duyguyla kendinden çok çocuğunu koruma duygusu yaşamaktadır.
Ekonomik imkânı olmayanlar sağlık artı temel ihtiyaçlarını karşılayamama endişesiyle bunu yaşamaktadır. Sosyal izolasyon, fiziksel uzaklık ve karantina bireylerin kendini iyice yalnız hissetmesine ve depresyon belirtilerinin artmasına sebep olmaktadır. Bu durum beraberinde uyku bozukluğuna sebebiyet vermektedir. Uyku, duygu düzenlemesinde önemli bir yere sahiptir. Kötü uyku kalitesi hem psikiyatrik hastalıklarının bir nedeni hem de psikiyatrik hastalıklarının belirtisidir.
Rajkumar makalesinde salgın döneminde stres, anksiyete ve depresyonunun uyku bozuklarından kaynakladığı sonucuna ulaşmıştır. Salgın döneminde uyku problemlerinin iyi yönetilmesi, uyku alışkanlıklarına dikkat edilmesi ruhsal sağlımız korumak açısından önemli olacaktır. Salgın döneminde ruh sağlığımızı korumak için bireysel olarak neler yapabiliriz?
•Sürekli koronavirüs hastalığı ile ilgili haberlere maruz kalmayıp, sosyal medya yerine ulusal haber kanallarından günün belli saatlerinde bilgi almalı.
•Salgından korunmak için gereken tedbirler alınmalı (el hijyeni, maske kullanımı, mesafe vb.)
•Sosyal destek olabildiğince alınmalı, sosyal bağlar kopmamalı,
•Sağlıklı beslenmeye, düzenli egzersize, uyku düzenine dikkat edilmeli,
•Stresle baş etmeyi sağlayacak etkinlikler ve hobiler yapılmalı
•Kendimizi iyi hissetmediğimizde yardım istemekten çekinilmemeli.
Kısaca, bilinmezlik, çaresizlik, sosyal izolasyon, kısıtlamalar, karantina gibi nedenler salgın döneminde insanların ruh sağlığını bozmakta ve psikiyatrik hastalıklara sebep olmaktadır. Salgın sürecinde yaşlılar, gençler, kadınlar, fiziksel ve psikiyatrik bir hastalığı olanlar ve sağlık çalışanları kendilerini daha risk altında hissetmektedir. Bu durumlar göz önüne alınarak ruh sağlığı çalışanları hizmetlerini planlamalıdır. Ruh sağlığı problemlerini azaltmak için; salgınla ilgili bilgilerin doğruluğu iyi değerlendirilmeli, sosyal destek artırılmalı, hastalıkla ilgili damgalanmanın önüne geçilmeli, mümkün olduğunca normal hayatı sağlamak için gerekli güvenlik tedbirleri alınmalı ve çevrimiçi ruh sağlığı hizmetleri sağlanmalıdır. İnsanların kaygılarını azaltmak için, salgınla ilgili bilgi kirliliğinin önüne geçilmelidir. (Özetlenen makalenin tamamında saygıdeğer yazarımızın yararlandığı 16 kaynağın listesi de bulunmaktadır. F.A.)
           Arş. Gör. Dr. Hülya Kök Eren
 
 
Dünyada iyi insanlar hâlâ var...
 
31 yıldır öğretmenlik yapıyorum. Edirne, Manisa, Bolu, Artvin, Lefkoşa, Zonguldak gibi şehirlerde çalıştım. Bu kadar uzun süreçte binlerce öğrenciyle, veliyle ve yüzlerce hayırsever insanla tanıştım... 6 yıl kadar önce idareci olarak görev yaptığım okulun bazı eksikleri vardı. Bunları liste yapıp yardımsever kurumlara ve kimi medya organlarına iletmiştim...
Bir süre sonra, İstanbul'dan çok saygılı bir ses tonuyla B. Taşdemir isimli bir insanımız beni aradı. "Gazetede bir yazınızı okudum. Okulunuzun eksiklerini tamamlamak için destek olmak istiyorum" dedi. Ben de "Çok memnun oluruz" dedim. Kısa süre sonra 10 koli giysi, kitap, defter, kalem, ayakkabı geldi... Bu yardımlar hiç aksamadan, yılda 5-6 sefer olmak üzere devam etti, ediyor...
1 yıl kadar önce başka bir meslek lisesinde idareci olarak çalışmaya başladım. Bu okulun da bazı eksikleri vardı. Yine liste hazırladım. Aradan geçen 15 aylık süreçte Sayın B. Taşdemir tam 12 kez okulumuza araç-gereç bağışı yaptı. Ultra yüksek varlıklı, çok mülk sahibi bir insan olmamasına rağmen okulumuzun dar gelirli öğrencilerine sürekli olarak kitap, defter, kalem, ayakkabı, çanta, elbise ve elektronik gereçler gönderen değerli insan bugün de okulumuza, arkadaşına yaptırdığı büyükçe bir yağlıboya tabloyu gönderdi. Kendisini aradım. “Bizi ağlattınız” dedim. Başka da diyecek söz bulamadım. "Sadece okulunuz daha nitelikli olsun, daha güzel olsun" dedi...  Bu dünyada iyi insanlar hâlâ var...
           Ali Özdemir-Öğretmen