Anlat Derdini Feridun Ağabeye

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

 
Feridun Ağabey, geçenlerde bir alışveriş yerinde karşılaştığım satıcı delikanlı ile biraz muhabbetten sonra "sınavı kazanırsam bu işi bırakacağım" demişti. Her ne kadar serbest ticaret ile uğraşıyor ve geçimi için "Allaha şükür" diyorsa da gelirinden pek memnun olmadığı belliydi.
 
"Ne sınavı?" diye sorduğumda "askerî okula girmeye çalışacağım. Subay olmak için müracaat edeceğim" dedi. Oysa az önce fark ettiğim "gözlerini kısarak" bakması ile göz rahatsızlığı olduğu da belli idi. "Gözlük kullanıyorum ama devamlı takmıyorum" dedi. "Gözleri bozuk olanların subay ya da polis olamayacağı" konusunda bilgisi olup olmadığını sorduğumda, göz numarasının 6 ve 8 olduğunu söylemişti.
 
Bildiğim kadarıyla bu göz numaralarıyla sınavı kazansa da girmesi imkân dâhilinde görünmüyordu. Kendine çözümü bulmuştu. 10 bin TL verip özel bir göz hastanesinde lazer ameliyatı olacağını, gözlüksüz görme imkânı bulacağını söyledi.
 
"Gözlerine yazık değil mi?" dedim. Öğrendiğim kadarıyla gözde lasik opreasyonları her canı isteyenin olmaması gerekecek bir ciddiyetteydi. Hatta ameliyat başarılı geçse de, ilerleyen yaşlarda astigmat, hipermetrop ve katarakt, glokom olma riski fazla oluyordu. Hatta 40 yıl bu mesleğe "göz sağlığı"na katkı sağlamış bir doktor ağabeyimin sık sık "ne olursa olsun, çocuklarına gözleriyle oynatmamalarını, gözlükten kurtulmak için göz ameliyatı olmamalarını" uyarıcı nitelikte sıkça duyduğum sözlerini bu delikanlıya da söyledim. Bana aldırmadı. Göz ameliyatı olup, askerî okula girmek için çabalayacakmış.
 
"Ya kazanamazsan" dedim. "Yapacak bir şey yok. Şansımı deneyeceğim" dedi.
 
2018'DEN SONRA BAŞLAMIŞ
 
Evet, yukarıda anlattığım sadece bir örnek. Ve duyuyorum ki bu şekilde polis ya da asker olmak için yüzlerce genç gözde lasik ameliyat olmak için gözlüklerden kurtulmak, göz numaralarını sözde sıfırlamak için hastane yollarını tutuyormuş. Sınava girip başarılı olanlar içinde lasik ameliyat olanlar da çoğunlukta imiş...
 
Aslında 2018 yılına kadar kurumlar göz operasyonları geçirmiş olanları kesinlikle başvurmamaları konusunda uyarılarda bulunuyorlarmış.
 
Kim ya da kimler devreye girip bu akılalmaz işlemi uygulayanların da kabul edilmesi yönünde karar çıkarttıysa 2018 yılı sonrası gözlerinde operasyon geçirenler de alınmaya başlanmış. Ancak burada bir uyarı yapılarak, ameliyat olanlarda göz sağlığı için gerekli ölçümlerde bulunma şartı da kaldırılmamış.
          ***
Bu nedenle, görme derecelerinde biraz daha esnek olunmalı ya da daha önce sıkı sıkıya şart olarak koşulan ”Adayların göz ve göz ekleri tam ve sağlam olacaktır. Göze ait hiçbir operasyon geçirmemiş ve lazer müdahalesi geçirmemiş olacaklardır” kuralı geri getirilmelidir. Ya da göz numaralarında belirgin bir seviyeye kadar olanlarda gözlük/lens kullanımı serbest bırakılmalıdır. İleriki yıllarda ister istemez bu ikinci önerimizin geçerli bir madde olarak kabul göreceğini ümit ediyoruz.
 
Göz bozukluklarına sahip olanların göz ameliyatlarını yaptırıp, kurum sınavlarında başarılı olsalar da kesin kayıt aşamasında yetkili heyete girdiklerinde kaybetme şansının, yazılı ya da mülakatlarda kaybetmeyeceğinin garantisini kim verebilir!
 
Kaldı ki, binlerce lira harcayıp gözlerini lasik operasyonlara uğratıp kazanmama gibi bir riskleri olduğu da gün gibi ortada iken.
 
Kurumları yönetenler neticede insandır. Çevrelerinde asker ya da polis olmak isteyen ancak gözlerindeki görme problemi nedeniyle gözlük kullanan birileri, sevdikleri bir yakınları vardır. Hem onlar için, hem tüm gençlerimizin göz sağlığı için lasik ameliyata zorlamamak elzemdir, önemlidir, gereklidir...
           Erol Kara-İstanbul
 
 
 
İstanbul’da neler oluyor?
 
“Sevgili Feridun Ağabey, İstanbul trafiğini çözmek için görevli yetkililerin İstanbul trafiğini kilitleyen kişiler olduğu kanaatine vardım artık!.. 
 
Misal vermek gerekirse Sarıyer/Ayazağa/Hadımköy Yolu üzerine çarşamba günleri bir pazar yeri kurulmaktadır. Burası normalde de çok yoğun bir trafiğe sahipken çarşamba günleri neredeyse kilitlenme aşamasına gelmektedir. Oysa pazarın kurulduğu caddenin hemen arkasında katlı pazar veya pazar yeri olarak kullanılabilecek bir arazi de mevcuttur. Pek çok kez bu hatırlatma kendilerine yazılı ve sözlü olarak yapıldığı hâlde bir gelişme olmamıştır. Ayrıca Ayazağa sokakları çok dar olduğundan iki aracın ilerleyebileceği genişlik yoktur. Bu sokaklarda yön düzenlemesi yapılır ise Maslak trafiği Kurtyolu üzerinden Vadi İstanbul’a oradan da TEM’e bağlanabilir. Bir nebze de olsa trafiğe fayda sağlanabilir.
         Hakan Özcan-İstanbul Uzunyol Mağdurları Derneği Üyesi