Burcu Çetinkaya

Bu haftaki konuğum İzzet Yıldızhan. Ne zaman çocukları ve çocuklarının anneleriyle ilgili konuşsa gündem olan sanatçının şu anda aslında bir haftadır çok daha öncelikli bir gündemi var o da yaklaşık bir haftadır hastanede olan ağabeyi. Ağabeyi hastaneye yoğun bakıma yattığı andan itibaren hiç ayrılmadan yanında Ankara’da Etimed Hastanesinde kalan Yıldızhan, 2015’te Şanlıurfa Siverek’te yaptığımız röportajın ardından bu defa bütün samimiyetiyle sorularıma cevap verdi. Öncelikle gelebilecek yorumlara karşı ben kimseyi yargılamadan herkesin kendi gerçekliği içinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bizzat çocuklarıyla konuşmalarına bir kaç kere şahit olduğum İzzet Yıldızhan’ın babalığı ve ailesini bir sevgi ve saygı bütünü içinde tutmasını takdir ediyorum.

9 çocuğunuz olması konusu çok konuşuluyor. Yine ‘kaç anneden kaç çocuğunuz olduğu’ gündemde… Daha çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?
Ben çocukları çok seviyorum. Röportajlarda hep çocuk konusunu problem ediyorlar. Bazen beni ve çocuklarımın annelerini üzen cümleler de sarf ediyorlar. “Kaç kadından diye?” soruyorlar. Bu kadınları incitecek bir soru. Ve soruyu soranlar da kadınlar. Ben birisini sevdim çocuğumuz oldu, bundan daha güzel bir şey var mı?

Sanırım burada biraz da insanlar çocukların yaşlarının yakın olmasına takılıyorlar…
Geçmişte Anadolu’da birden fazla kadınla yaşayan erkekler olmuştur. Şimdiki medeni durumlardan dolayı bu tarz aileler azaldı. Ama benim böyle bir durumum yok. Çocuklarımın annesiyle ayrılık döneminde bir başka kadını sevdim çocuğumuz oldu, git gellerimiz, barışmalarımız oldu. Nasip bazı şeyler ama gizlimiz saklımız yok bizim. Çok iyi eş olamamış olabilirim ama bütün çocuklarıma iyi bir baba olmaya çalışıyorum.

Şu anda da gizli saklı, yalanla yürüyen ilişkiler arttı ama galiba?
Evet maalesef, şu anda sanatçıların, siyasetçilerin, iş adamlarının hayatlarına baktığınızda bir çoğunun iki tane eşi var ama gizli saklı, bu doğru mu?

Çocuklarınız çoğu zaman bir arada, bu düzeni, sevgiyi, saygıyı nasıl başardınız? Bu devirde bazen iki kardeş bile zor anlaşıyor, sizinkiler 9 kardeş…
Kadını idare edebilmek kadar zor bir şey yok. Ben burada bunu çok insaniyetli, çok iyi idare edebildiğimi düşünüyorum. Gelecekte ben hayatta olmadığımda, onların bağlarının olması, bu düzenin birbiriyle ilintili bir şekilde yürümesi gerektiğini bilmeleri gerekiyor. “Siz kardeşsiniz, sakın birbirinizden kopmayın, birbirinizi sevin, sizin en iyi arkadaşınız, en kötü kardeşinizden iyi olamaz” diyorum onlara. Çocuklarımın anneleriyle de sohbet ettiğimde onların da bana hak verdiği konular bunlar. Babaannemiz rahatsız 82 yaşında, büyük evde çocuklarımız için onların da bir araya geldiği oluyor.

Bir haftadır hastaneden bir yere kıpırdamadınız. Hep böyle misiniz?
Benim üç tane büyük şirketim var. 250’ye yaklaşan da insan ekmek yiyor buralardan. Ama ben bir haftadır hastaneden hiçbir yere kıpırdamadım. Birebir takip ediyorum. Bence aile bağlarımızın güçlü olmasının en önemli sebeplerinden birisi bu bakış açısı. Bu zamanda bu çok azaldı. Benim çocuklarım için de bunları görmek en iyi eğitim şekli bence bu. Bazı insanlar beni hep eleştiriyor ama biraz da bardağın dolu tarafından bakmaları lazım. Ben ne yaptığımı biliyorum. Beni buradan yargılayacağınıza resmin tümüne bakın.

Etkileniyor musunuz, sizi yargıladıklarında, eleştirdiklerinde?
Etkileniyorum. Çocuklarım büyük olduğu için etkileniyorum. Onlar etkilendiği için etkileniyorum. Onlarla çok iyi bir bağım var benim. En küçük çocuğumla aşk yaşıyorum şu anda, hepsi için öyleydi. Altlarını değiştirdim, banyoda tek başıma yıkadım, oynadım, belki kısa zaman dilimleri olmuştur ama çok kaliteli zamanlar olması önemli. Bizim camiadaki iğrenç yaşamları görünce, kendi hayatımdan memnunum diyorum. Kimseyi de yargıladığım yok ama bu hayat tarzındaki insanlar bana bir şey söyleyince hırlıyorum.

İş hayatında bu kadar başarılı olmanızın sırrı ne?
Gösteriş budalası bir adam değilim, hava olsun diye hiç bir şey yapmam. Eğer bugün Murat 124’e binmem gerekirse ona da binerim. Yanımda kader birlikteliği ettiğimiz bir sürü kişi var. Bir belgelendirme (ISO) ve analiz şirketim var, Türkiye’deki üç büyük firmadan biriyiz, orada 130 kişi çalışıyor, bir otel var 100’ün üzerinden insan çalışıyor, bir müzik şirketimiz var. İsteseydim uçak alırdım ama biz havanın peşinde değiliz.

Çocuklarınıza ayda 100 bin TL harcadığınıza dair bir metin gündemde. Bu konuşma nasıl buraya geldi?
Bana canlı yayında sordular, bilinçli hesaplı bir şey değildi, aşağı yukarı evin masrafları, okul masrafları (koleje, üniversiteye gidenler var) derken konuşuldu, ben böyle bir şey bildirmeyi planlamadım, sunucu kardeşimiz sorunca samimiyetle cevap verdim sadece. Bunlar için savaş veriyorum ben, belki bazen yetiştiremiyorum ama onlara eş imkânları sağlamaya çalışıyorum.

EKMEK ALAMADIĞIMIZ GÜNLER OLDU
Acı ve geçmişte yaşananların başarınızda payı çok mu?

Ben şiddete karşıyım. Benim geçmişimde kan davaları, kavgalar, zorluklar, iki ay hiç para göremediğimiz, ailece ekmek alamayacak zamanlar oldu. Bir savaş vardı. Saklanıyorduk. Yaşanmışlığını unutamayan ve ders çıkaranlar, geçmişte ezilenler insanlar geleceğiyle ilgili daha özenli oluyor.

Kürtçe ve Zazaca da biliyorsunuz değil mi? Çocuklarınız?
Evet. Çocuklarım İngilizce ve Fransızca biliyorlar. Kürtçeleri yok.

Diyarbakırspor ve Galatasaray maç yaptığında hangisini tutuyorsunuz?
Diyarbakırspor ağır basıyor. Oysa kendimi bildim bileli de Galatasaraylıyım.

Bu aralar yeni projeler var mı?
Televizyon programı üzerine çalışıyoruz. Artık televizyonda sadece siyaset ve diziler var. Biraz da rahatlamamız lazım. Öldük ya, biraz da kafa dağıtalım. İnsanlar biraz gülmeli, biraz müzik de dinlemeli.

Çocuklardan müzikle ilgilenen var mı?
Var ama benim şartlarımda. Sadece hobi olarak. Onların bu camiada üzülmesini yorulmasını istemem. Zaten artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Yetenekli birisi bir yere gelsin vs. onlar yok artık. O tren kaçtı, o trenin son vagonunun yolcularıyız biz.