Cem Küçük

Dün “Günaydın Türkiye” programını yaparken arada İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun son dakika haberi girdi. Bakan Soylu “Bataklık Operasyonu”ndan bahsetti ve bunun cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonu olduğunu söyledi...
Hollanda, Belçika, İspanya, İtalya, Şili, Ekvador ve Brezilya'nın da bulunduğu dokuz ülke irtibatlı olarak Türkiye'de 11 kenti kapsayan operasyonla uyuşturucu baronlarına büyük darbe vuruldu. 
Bataklık Operasyonu’nu geçmişteki diğer operasyonlardan ayıran bir özelliği var. O da şu: Uyuşturucuya bağlı suç gelirleri elde edildi...
Bu operasyonda uyuşturucu, kokain ya da esrar ele geçirilmedi. Ama uyuşturucu geliri yakalandı. 70 milyon TL nakit paraya ek konuldu. Operasyonun büyüklüğü ise 500 milyon lira civarında. 
Operasyonda 94 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 67 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan iki isme çok iyi bakmak gerekir. Bunlar Nejat Daş ve Çetin Gören...
Peki operasyon nasıl başladı? Edirne Emniyet Müdürlüğü, nisan ayının sonunda Almanya'dan gelip Kapıkule'den Türkiye'ye giriş yapan bir tırı takibe aldı. Büyükçekmece’de durdurulan tırda yapılan aramada 270 bin İngiliz sterlini ele geçirildi ve tır şoförü gözaltına alındı.
Tır sürücüsünün bağlantıları üzerinden iş, kamuoyunda uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen Nejat Daş’a uzandı. Daş İstanbul'da gözaltına alındı ve Edirne'ye götürüldü.
Peşinden polisler işin izini sürünce Sultanbeyli Emniyet Müdürü N.Y.’nin şoförü polis memuru gözaltına alındı. Polis memuru sorgusunda Emniyet Müdürü N.Y.'nin yönlendirmesiyle tır şoförüyle görüşmeye gittiğini, amirinin bilgisi olduğunu söyledi. Sultanbeyli Emniyet Müdürü N.Y., 1 Mayıs'ta Sultanbeyli Emniyet Müdürlüğü'nden İstanbul Emniyet Müdürlüğü emrine çekildi. 2 Mayıs’ta gözaltına alındı ve Edirne’ye götürüldü. Nejat Daş, emniyet müdürü ve polis memuru şoför adli kontrolle serbest kaldı... 
Nejat Daş'ın ismi ilk kez 1992'de gündeme gelmişti. Türk ve ABD Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın Akdeniz sularında ortaklaşa düzenledikleri büyük eroin operasyonunda, içinde üç tondan fazla baz morfin bulunduğu öne sürülen Kısmetim 1 gemisi çembere alınmıştı. Ancak dört gün süren operasyon sonucunda gemi, personel tarafından, Güney Kıbrıs açıklarında batırıldı. Geminin sahibi, öldürülen armatör Osman Ayanoğlu'nun 19 yaşındaki kızı Derya Ayanaoğlu'ydu. Büyük sevkiyatın ardında Ayanoğlu'nun sevgilisi Nejat Daş ve babası Şeyhmuz Daş'ın olduğu ileri sürüldü. Olayın ardından Şeyhmuz Daş sokak ortasında öldürüldü...
Bu olaydan bir yıl sonra yine Akdeniz'de bu defa Ayanoğlu'nun Lucky-S adlı gemisi operasyonla yakalandı. Gemide Daş ailesine ait 2 bin 800 kilo baz morfin ve 12 ton esrar ele geçirildi. Derya Ayanoğlu'nun sevgilisi olan Nejat Daş, geminin yüklenmesi ve güzergâhının planlanmasıyla suçlandı. Nejat Daş, 1993 yılında tutuklanarak Sinop Cezaevi'ne gönderildi...
Bataklık Operasyonu’nun bir diğer ismi Çetin Gören; hem Brezilya hem Hollanda'da 26 yıl hapis cezasıyla INTERPOL tarafından kırmızı bültenle aranan bir isim. Aynı zamanda cezaevi firarisi... 
Gören, İnterpol’ün en çok arananlar listesinde yer alan Avrupa’nın en büyük uyuşturucu baronlarından biri olarak biliniyor. Tutuklandıktan bir yıl sonra, Rotterdam mahkemesi, Gören’in 500 bin avro kefaletle tutuksuz yargılanmasına karar vererek kelepçeli olarak ev hapsine aldı. Yargı sürecinin sonuna yaklaşırken avukatından aldığı bilgiyle 14 yıl hapis cezası alacağını duyan Çetin Gören, Kasım 2016’da ayağındaki kelepçeyi çıkararak ortadan kayboldu.
İçişleri Bakanlığı kaynaklarından öğrendiğime göre uyuşturucu kaçakçılığında Çetin Gören, Nejat Daş’tan daha önemli bir isim!.. Avrupa’da herkes onun önemli bir uyuşturucu baronu olduğunu biliyor. Zaten en çok arananlar listesinde. 
Bu şahıslar eroini başka yerde sattılar ama gelirini aklamaya çalışırken Türk polisine yakalandılar. İlk kez uyuşturucu gelirlerine el konmuş oldu. Yakında yurt dışındaki bağlantıları da ortaya çıkar...
Bu büyük operasından dolayı İçişleri Bakanımızı, polisimizi ve diğer güvenlik yetkililerimizi tebrik ederim.