Cem Küçük

Türkiye’de az da olsa faşist bir damar var. Yabancıyı düşman gören, yurdundan göçmek zorunda kalmış insanları fırsat bulsa kovacak bir anlayış var. Sanki bu insanlar keyiflerinden buraya geldiler.
Kimse bir yerden diğerine keyfi için göç etmez. Evini, işini bırakmak istemez. Ama savaş varsa, canından endişe ediyorsa bir yere gider. Daha iyi şartlarda yaşamak ister.
2011’de Suriye’de başlayan savaşla birlikte milyonlarca Suriyeli başka ülkelerde sığınmacı oldu. 6-7 milyon insan evini barkını bırakıp başka ülkelere gittiler. 3,7 milyon kişi Türkiye’ye geldi. Muhalefetin en büyük eleştirilerinden biri ülkemize gelen Suriyelilerin eğitimsiz olduğu, Avrupa’ya gidenlerin ise eğitimli olduğu yönünde. Peki öyle mi bakalım?
Alman istihbaratının aparatı olarak görev yapan Deutsche Welle bu konuda bir araştırma yayınladı. Elmas Topçu’nun 28 Ağustos 2020’de “Almanya mülteci sınavını başardı mı?” başlıklı yazısına bir bakalım. Topçu’nun yazısına göre, Almanya'da 2015 yılından bu yana 1 milyon 900 bin iltica başvurusu yapıldı. Aralık 2019 resmî rakamlarına göre 1 milyon 800 bin kayıtlı sığınmacı yaşıyor ve çoğu Suriye, Afganistan, Irak, İran ve Eritre’den geliyor. Almanya’da yaşayan yabancı sayısı 11 milyon 200 bin. Bu da toplam nüfusun yüzde 14’üne tekabül ediyor. Almanya’da yaşayan yabancıların yüzde 16’sı sığınmacı. Sığınmacıların bütün ülke nüfusuna oranı ise yüzde 2.
Almanya’da 890 bin Suriyeli sığınmacı var. Ve Almanya 1992’deki Bosna Savaşı’ndan bu yana en büyük sığınmacı akınıyla karşı karşıya. Almanya’daki her on sığınmacıdan biri hayatında hiç okula gitmemiş. Yüzde 14’ü ilkokul, yüzde 31’i de orta dereceli bir okulu bitirmiş. Yaklaşık dörtte biri bir üniversite, yüksek okul veya bir meslek eğitimi almış, yüzde 16’sının bir diploması var. 
Hani diyorlardı ya Almanya’nın aldığı Suriyelilerin hepsi eğitimli, kalifiye diye. Değil. Sadece yüzde 25’i üniversite mezunu. Yani on kişinin 2,5’i. Yani yüzde 50’si düşük eğitimli.
DW’deki makaleye göre İş Piyasası ve Mesleki Araştırmalar Enstitüsünün yürüttüğü bir proje 2013 ile 2018 yılları arasında Almanya’ya gelen sığınmacıların yüzde 49'unun, gelişinden beş yıl sonra iş sahibi olduğunu ortaya koyuyor. Bunların yaklaşık yüzde 55'inin kalifiye eleman olarak veya daha üst seviyedeki alanlarda istihdam edildiğine dikkat çekiliyor. Ama bu yüzde 55’i kalifiye eleman anlamına gelmiyor.
Bu yüzde 55 kalifiye eleman olarak çalışanların yüzde 17’si yüksek okul mezunu. Ve kalifiye olmaları çalışmaya başladıktan 5 yıl sonra gerçekleşiyor. Demek ki Almanya’ya gelen her Suriyeli yüksek okul ya da üniversite mezunu değil.
Bir diğer konu maaşlar. DW’nin haberine göre Araştırmalar Enstitüsünün çalışması sığınmacılar istihdama atıldıkları ilk dönem oldukça düşük maaş aldığını gösteriyor. Araştırmanın ortaya koyduğu örneklerde, 2016 yılında 1.678 avro maaşla işe başlayan bir sığınmacının gelirinin 2018 yılında 1.863 avroya yükseldiğinin tespit edildiği belirtiliyor. İstihdama katılım rakamları görece olumlu olsa da yine aynı araştırma, sığınmacıların Almanya’da doğmuş ve büyümüş bir meslektaşı ile karşılaştırıldığında onun maaşının ortalama yüzde 55’ini kazanabildiğini ortaya koyuyor.
Yani bizde Suriyeliler düşük ücretle çalışıyor deniyor ya, aynı şey Almanya’da da geçerliymiş. Üstelik bir Suriyeli bir Alman’a göre yüzde 45 daha az kazanıyor. Bunu neyle izah edeceğiz peki? Neredeyse yarı yarıya.
Muhalefetin Almanya ve Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılar hakkında ekranlarda ve gazetelerde verdiği bilgilerin yanlış ve palavra olduğu ortaya çıkmış oldu. Bakalım bu yalanlar daha ne kadar sürecek. 
Daha fazla bilgi isteyenler şu linke bakabilir. https://m.dw.com/tr/almanya-mülteci-sınavını-başardı-mı/a-54723405