Geniş Açı - Fikir ve tartışma

Prof. Dr. Fatih Çetinkaya
Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi
 
Türkiye’de 2019 yılında en çok satılan resimli çocuk kitapları üzerine yapılan bir çalışmada çam ağacı süslemek, Noel Baba isimli kahramanın bacadan girerek uyuyan çocuklara hediye vermesi gibi birçoğu kültürümüze yabancı örf ve âdetlerin işlendiği kitapların rafları doldurduğu tespit edilmiştir.
 
Devletin üst kademesi tarafından bir müddettir ülkemizin dünya ülkeleri arasında hak ettiği yere bir an önce gelebilmesi için eğitim öğretim reformuna ihtiyaç duyulduğunu vurgulanarak, çocuklarımızın hakkıyla yetiştirilmesi gerektiği dile getiriliyor. Bu önemli açıklamalar, eğitimin bütün paydaşlarını olduğu gibi bizleri de heyecanlandırmaktadır.
Seyit Ahmet Arvasi’nin söylediği gibi biz zeki doğarız fakat aklı sonradan kazanırız. Her insanın aklı kazanma serüveninde büyürken karşılaştığı ve çözüm getirmeyi başardığı problemler farklıdır. Yeni dünya çocuklarının karşılaştıkları sıkıntılar ise değişimin hızı karşısında dallanıp budaklanmıştır. Örneğin oyunlar bizi hayatın acemisi olmaktan çıkararak, birçok konuda daha yetenekli hâle getirir. George Herbert Mead, “Sosyal Davranışçılık” kuramında “ben, beni, bana” kavramlarını açıklarken çocuğun kendi kendine oynadığı oyun ile kolektif olarak oynadığı oyunları önemli geçiş noktaları olarak değerlendirir. Bizler kolektif oyunlara gerçek, kanlı canlı yaşıtlarımızla geçmiştik; bugünün çocukları ise sanal bir gerçeklik üzerinden geçiyorlar. Dolayısıyla anne-baba ve öğretmenler olarak bu sanal gerçekliği ne kadar somutlaştırdığımız çok önemli. Yeni dünyanın çocuklarında okuma serüveni de bizlerden çok daha farklı başlıyor ve ilerliyor. Günümüzde okuma becerisi neredeyse tüm hayat becerilerinin temelini oluşturuyor. Bu durum okumayı çocukluk döneminde kazanılması gereken en önemli becerilerden birisi hâline getiriyor. Bu değişimler bizlerin çocukluk dünyasında çok da görmediğimiz fakat günümüz çocuğunun hayatında nerdeyse olmazsa olmaz olan bir kitap türünü doğurdu: Resimli çocuk kitapları...
 
RESİMLİ KİTAPLARIN TEMELİ
 
Özellikle okul öncesi ve sınıf öğretmenlerimizin, eğitim-öğretim sürecinde yoğun olarak kullanmalarını tavsiye ettiğimiz en önemli materyallerden birisi resimli çocuk kitaplarıdır. 1800’lü yılların sonuna doğru, tümü renkli çift sayfa büyüklüğündeki illüstrasyonların basılması ile başlayan resimli çocuk kitabı formatı, sürekli değişmiş ve yenilenmiş hâliyle çocuk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Perry Nodelman, resimli çocuk kitaplarında üç ayrı hikâye olduğunu dile getirmektedir: Kelimelerle anlatılan, resimlerle ima edilen ve bu ikisinin birleşmesi ile ortaya çıkan... Çocuklar, bu farklı okuma hızına sahip metinleri okumaktan keyif alır. Aynı zamanda okuma sırasında karşılaştırmalar yoluyla benzerlikleri, farklılıkları yakalamaktan hoşlanırlar.
Kitaplarla büyüyen çocuk, konuşmaya başladığında kitapları nasıl tutacağını, sayfaları nasıl çevireceğini, metnin yönü doğrultusunda nasıl okuma yapacağını, görsellerle konu arasında nasıl ilişki kuracağını, görsellerde ki detayları görmeyi, olay örgüsünü fark etmeyi öğrenir. Çocuğun zihinsel, duyuşsal ve sosyal gelişimine birçok katkısı olan resimli çocuk kitaplarının yaş ve gelişim düzeyine uygun olmasının yanında kültür, dil, din, örf, âdet gibi unsurlar da çok dikkat edilmesi gerekmektedir.
 
KİTAPLARDAKİ TEHLİKE
 
Türkiye’de 2019 yılında en çok satılan resimli çocuk kitapları üzerine yapılan bir çalışmada Ali, Anna, Amos, Boni, Bonita, Frederick isimlerinin en çok kullanılan kahraman isimlerinden olduğu ortaya konmuştur. Aynı araştırmada dilek tutmak, Noel bayramı, Tanrı gibi inanç kavramları ile çam ağacı süslemek, duvara kraliyet ailesi resmi asmak, evde ayakkabı ile dolaşmak, kayan yıldızların dilek gerçekleştirmesine inanmak, Noel Baba isimli kahramanın bacadan girerek uyuyan çocuklara hediye vermesi gibi birçoğu kültürümüze yabancı kavramların, davranışların, örf ve âdetlerin işlendiği kitapların rafları doldurduğu tespit edilmiştir. Başlangıç kitapları olarak da adlandırılan resimli çocuk kitapları ile ilk okuma tecrübelerini gerçekleştiren çocukların Türk İslam medeniyetine çok uzak kavramlarla okuma serüvenlerine başlamaları, onları bu eşsiz medeniyetten uzaklaştırabilir.
 
ÇOCUK KİTAPLARINDAKİ “CİNSİYETSİZLİK”
 
Bütün bu kriterlerin yanında yeni dünya çocuğunu tehdit eden ve resimli çocuk kitaplarında da yerini alan belki de en önemli mesele cinsiyetsizliktir. Hiçbir ilmî altyapısı olmaksızın “Çocuklarınızın cinsiyet tercihlerine müdahale etmeyin, en azından 15 yaşına gelene kadar onlara herhangi bir rol yüklemeyin, 15 yaşına geldiklerinde cinsiyetlerini kendileri seçsinler” şeklinde bir söylemi dillerine pelesenk edenlerin çocuk edebiyatında da kendini gösteren temsilcileri mevcuttur. Çocuklarda cinsiyet karmaşasına sebep olabilecek ve cinsiyetsizlik eğilimlerini besleyecek bu tür olumsuz örneklere artık kendi çocuk edebiyatımızda da rastlamak tehlikenin büyüklüğünü ortaya koyması adına önemlidir. Çocuk doğduğu andan itibaren ona cinsiyetine uygun elbiseler, oyuncaklar, roller, sorumluluklar vermemiz gerektiği gibi cinsiyet rolleri belirgin kahramanlardan oluşan kitaplarda sunmalıyız. Aksi hâlde medeniyetimizin temelini oluşturan “aile” kavramını tamamen kaybedebiliriz. Bu doğrultuda anne-baba ve öğretmenlerimize büyük sorumluluklar düşmektedir.
 
KİTAPLARI NASIL İNCELEMELİYİZ?
 
Çocuk ile kitabı bir araya getirmeden önce mutlaka biz incelemeliyiz. İncelememiz 4 aşamadan oluşmalı. Birinci aşama literatürde yan metinsel unsurlar şeklinde ifade edilen, metin dışındaki diğer unsurlar üzerinden olmalı. Dış kapak, iç kapak, kullanılan renkler, kitabın boyutu, teması, yazarı, varsa çevireni vs. detaylar yanında kahramanı da gözden geçirmemiz gerekir. Bir hayvan (penguen) veya nesnenin (kutu) kahraman olduğu kitapta tema cinsiyetsizlik olabilir. İkinci aşama, kitabı yazılı metin üzerinden okumaktır. Üçüncü aşama aynı kitabı sadece görselleri üzerinden okumaktır. Son aşama ise yazılı metin ve görsellerin birleşerek oluşturduğu metindir. Her okuma sonrası metinde oluşan anlamın çocuğun seviyesine uygunluğu dikkate alınmalı, ancak bu incelemeler sonrası kitabı çocukla bir araya getirmeliyiz. Ayrıca öğretmenlerimiz mutlaka çocuk edebiyatı alanında yeter derecede teorik ve uygulamaya yönelik dersler almalıdır.
Anne baba ve öğretmenler dışında sistem olarak da sorumluluk almamız gerekmektedir. Önceliğimizi evlatlarımızı hakkıyla yetiştirmek olarak değiştirmemiz gerektiğini ifade eden Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği eğitim reformu kapsamında yeni dünya çocuğunu tanımaya yönelik bir öğretmen eğitim programında her branştaki öğretmen adaylarına çocuk edebiyatı dersleri verilmesi elzemdir. Her sosyo ekonomik düzeye ve özel eğitimden üstün yeteneklilere kadar her seviyedeki öğrencilerin ebeveynlerine uygun aile eğitim programların da çocuk edebiyatı yer almalıdır. Çocuğun gelişimine uygun olmayan örnekleri görmemesi için bilinçli öğretmen ve ebeveynin yanında kendi köklerini hatırlatacak başlangıç kitaplarının yazılmasında da bilinçli adımlar atılması gerekmektedir. Gayesi belli olan huzurludur. Gayemizi doğru belirlememiz doğru işler yapmamızı sağlar. Doğru gaye ile çocuklarımızı hakkıyla yetiştirebileceğimizi temenni ediyorum.