Hasan Yavaş

İslamı içeriden yıkmak isteyenlere  aldanmamak için, hakiki İslâm bilgilerini, İslâmın güzel ahlâkını, gençlere öğretmeliyiz.
 
Dinde tahrif hareketleri -4-
Türk-İslam Devletinin reisi ve yeryüzündeki bütün Müslümanların halifesi ve hâmisi olan Sultan Abdulhamid Han'ı devletin başından uzaklaştıranlar, Yahudi ve İngilizlerle iş birliği yaparak kısa zamanda Osmanlının yıkılışını hazırlamışlardı. Hemen ardından, ittihat ve Terakki zihniyetine mensup bir grup din adamı, İslam dininde reform yapmak istediklerilerini, 20 Haziran 1928 tarihli (Vakit) gazetesinde şu haberle duyurmuşlardı:
''Dînimizde yeni hayata, ilerlemeye uygun olarak, yapılacak yenilikleri, İstanbul İlâhiyat Fakültesi profesörleri rapor hâlinde hazırlamışlardır.'' 
Bu raporu hazırlayan, altına imza atıp kabul eden ilahiyat fakültesi profesörleri şunlardı: İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Fuad Köprülü, Halil Halid, İsmail Hakkı İzmirli, Halil Nimetullah, Şerafeddin Yaltkaya, Mehmed Ali Aynî, Arapgirli Hüseyin Avni, Hilmi Ömer, Yusuf Ziya (Yörükan)...
İslam dinini ıslah etmek bahanesi ile onu  tahrif ederek, aslını bozmak ve hatta ortadan kaldırmak istedikleri arzusunu taşıyan  bu raporun özeti şöyleydi:
Din de, diğer sosyal teşekküller gibi, hayatın akıntısına uymalıdır. Din, eski şekillere bağlı kalamaz. Türk demokrasisinde, din de, muhtaç olduğu inkişâfı/gelişmeyi göstermelidir. Câmilerimiz kâbil-i iskân hâle getirilmeli, sıralar, elbise askıları konmalı, içeriye ayakkabı ile girilmelidir. İbâdet lisânı Türkçe olmalı, âyetler, hutbeler Türkçe okunmalıdır. Câmilere müzik âletleri koymalıdır. Hutbeleri imamlar değil din filozofları söylemelidir. Kur’ân-ı kerîmi, kelâm ilmi ile ve tasavvuf ile değil, felsefe ile incelemelidir. Türkiye’nin siyâset-i aliyyesini alâkadar eden ve bütün İslam memleketleri için büyük bir tesir yapacak olan bu raporun kabûlünü dileriz.”
Dinde reformcuların hazırladığı bu rapor, dinsizliği mi, yoksa dindarlığı mı övüyor? Bunu okuyucularımızın takdirlerine bırakıyoruz. (Dini Islah Beyannamesi) adını taşıyan  bu raporun tam  metni, o gün neşredilen gazetelerde ve Osman Nuri Ergin’in (Türk Maarif Tarihi)  isimli kitabının 5. cildinde, bulunmaktadır.
İslamiyetin en korkunç, en zararlı düşmanı, Müslüman görünüp, din adamı şekline girip, İslamiyeti içten sinsice yıkmaya çalışanlardır. Bu din yobazları, önce Arabistan’da ve Hindistan’da türediler. Sonra İslam memleketlerinin her yerine yayıldılar Bunlar, ''dinde reform yapacağız, İslâmiyeti hurâfelerden, bozuk şeylerden kurtaracağız, Kur’ânın emirlerini meydana çıkaracağız'' gibi, dostça sözlerle, yazılarla, İslamı içeriden yıkıyorlar. Bölücülük yapıyor, kardeşi kardeşe düşman ediyorlar.
Hâlbuki islâm dini, birleşmeyi, sevişmeyi, yardımlaşmayı emretmektedir. İslamı içeriden yıkmak isteyenlere  aldanmamak için, hakiki İslâm bilgilerini, İslâmın güzel ahlâkını, gençlere öğretmeliyiz. Temiz gençler dinde câhil bırakılırsa, yalancı kahramanlara, ikiyüzlü dostlara inanarak dinleri ve ahlâkları bozulur. Sonsuz felâketlere, uçurumlara sürüklenir.