İsa Karakaş

Günümüzde en çok kullanılan iletişim vasıtaları WhatsApp, Bip, Telegram, Signal ve benzeri sistemlerdir. Bu sistemler genellikle telefon ve internet ortamında internet vasıtası ile iletişimi gerçekleştiren sistemlerdir. Burada şahıslar bire bir veya değişik sohbet grupları kurarak 24 saat boyunca iletişim sağlamaktadır.
Bu iletişim şeklinin çalışma hayatı boyutuna bakıldığında çalışanların da kendi aralarında işverenin dâhil olduğu ya da olmadığı, işverene ait telefonlarla ya da kendilerine ait şahsi telefonlarla çok sayıda gruplar kurarak iletişim hâlinde olduğu görülebilmektedir.
  • Peki WhatsApp ve benzeri sistemlerde yapılan yazışmalar çalışanlar aleyhine delil olarak kullanılabilir mi?
  • İşverenin, çalışanların rızası olmadan WhatsApp yazışmalarını ele geçirmesi suç teşkil eder mi?
  •  Bu yazışmalar gerekçe gösterilip çalışanlar tazminatsız işten çıkarılabilir mi?
Mağduriyet yaşamış çok sayıda okuyucumuzun bu ve benzeri suallerine net cevap olmak üzere emsal yargı kararları ve kişisel verilerin korunması mevzuatı çerçevesinde mezkur konuyu değerlendirdik.
 
WHATSAPP YAZIŞMALARI KİŞİSEL VERİ KAPSAMINDA
 
WhatsApp, Bip, Telegram, Signal ve benzeri sistemler aracılığıyla çalışanların yazışmalarına yönelik yargı kararlarına bakıldığında; çalışanların kendilerine ait iş yeri ile ilgili olmayan telefonlarıyla doğrudan doğruya ya da gruplar kurarak yapmış oldukları yazışmalar gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle belirtilen yazışmaların hukuki olmayan yollarla elde edilerek işten çıkarmaya bahane edilemez.
Belirtilen sistemlerin işten çıkarmaya konu olmasında genel olarak;
  • İşçilerin iş akışını bozup bozmadığı ve
  • İş yerindeki çalışmaların etkilenip etkilenmediği,
Hususları ön plana çıkmaktadır. Bu hususlara dikkat edildiği sürece çalışanların grup kurmaları ve burada iletişim içinde olmaları yasak değildir. Belirtilen hususların olmaması hâlinde yapılan işten çıkarmalar da geçerli olmayacaktır. Bu hâllerde işten çıkarılanlar başta kıdem tazminatı olmak üzere diğer işçilik haklarına hak kazanabilecektir.
 
4 YILA KADAR HAPİS VAR!
 
Kişisel verilere ilişkin suçlarla ilgili Türk Ceza Kanunu’nda hapis cezası öngörülmektedir. Buna göre kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişinin, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.
Bu bağlamda çalışanın kendine ait telefonuyla yapmış olduğu yazışmaları hukuka aykırı olarak ele geçiren ve yayan işveren ve işveren yetkilileri para cezalarının yanı sıra hapis cezaları ile karşı karşıya kalabilirler.
 
MİLYONLARCA CEZA KESİLDİ!
 
Kişisel verilerin korunması kanunu tüm işverenleri kapsamaktadır. Kişisel Verilerin Korunması Kanununda veri sorumlusunun;
• Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek,
• Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek ve
• Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusunun bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bildirmesi gerekmektedir.
01.01.2020-31.12.2020 döneminde toplam 68 adet kurul toplantısı gerçekleştirilmiş olup, bu toplantılar sonucunda kurul tarafından toplam 1.018 adet karar alınmıştır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Teşkilat Yönetmeliği uyarınca kanunda öngörülen idari yaptırımlara karar vermekle görevli olan Kurul, 2020 yılı içerisinde 147 veri sorumlusu hakkında uygulanan idari para cezasının miktarı 21.390.000 TL olarak gerçekleşmiştir.
               ***
“Konuşmadaki bilgelik ve dinlemedeki kibarlık vasıtasıyla ruhun hazineleriyle kişilikteki ahlaki olgunluk açığa çıkar.” Epiktetos