Kemal Abinin Haftalığı

Kemal Belgin

Ahmet Nur Çebi’nin önceki gün açıklamalarını duyunca tüylerim diken diken oldu. Diyorlardı ki; “Bundan böyle VAR hakemleri yabancı olsun...” Sayın Başkan; siz bu ülkeye zamanında getirilen yabancı hakemlerin ne haltlar yediklerini bilir misiniz? Ekranda çok anlattım, bu sütunlarda da yazdım... Kapalıçarşı’da deri ceket kalmamıştı be! Bond çantalar onların sayesinde keşfedilmişti sanki...

Tele 1 rezaleti!
Tam Haftalığa nokta koyarken pazartesi günü saat 12 sularında bir programa takıldım. Hani Tele-1 var ya, ne olduğu belli olmayan, diyor ki, “Veli Ağbaba ölümlerin saklandığını iddia ediyor... Otobüste malum Belediye Başkanı’na göre organize işler yapılmış...” Bir de DİSK Genel Başkanı sıralamaz mı? Hey gidi DİSK hey! Kimlere kalmışsın... Acaba diyorum, otobüsteki o maskeli baskıncılar hangi kafaya hizmet ediyorlar? Sakın ola ki Belediye Başkanı tarafından ya da o tarafın destekçileri olmasınlar? Ağbaba Bey onların maskelerinin çıkartılıp incelemesi konusunda ne der acaba?

Osman Arpacıoğlu aslan gibi be!
Salı günü saat 14 sularında telefonum çaldı. Karşımda kim mi vardı? Osman Arpacıoğlu... Yani golün sanatını sunanlardan ki, bunlar bir elin parmaklarını geçmez bizde... Uzun uzun hasret giderdik. Antrenmanda futbolu bıraktığını açıklayıp arkadaşlarının omuzlarına yüklenen Fuat Saner de aramış onu... Osman aslan gibiymiş. Memnun oldum. Eskileri andık. Osman’ın France Football’un Altın Ayakkabı yarışmasına giren ilk Türk futbolcusu olduğunu bilir misiniz? Haftaya yazarım...

Süleyman Soylu var ya...
Türkiye Cumhuriyeti ne mutlu ki, iç dış darbelere rağmen her dönemde adam gibi adamlar çıkarmıştır. Kim bilir belki de Atatürk’ün kanı bu kişilere bilinmedik bir biçimde geçmiş olabilir. Buradan hareketle; geçtiğimiz perşembe köşemi tam okurken ekranda Süleyman Soylu belirmez mi? Saniye saniye dikkatle izledim. Her zamanki gibi on numara idi. Günümüz Başkan’ı Recep Tayyip Erdoğan sonrası hâlimiz nice olur diye düşünürken Soylu’yu bu kadar yakından izleyip bir “oh” çektiğimi daha önceleri de yazmıştım. Çünkü bazı aday gibi gözükenler fos çıkmıştı ya... Soylu kardeşimiz benim büyük kızın yaşında imiş. Bugüne kadar ne el sıkışmışlığım var  ne de karşı karşıya gelmişliğim. Büyüksün Tayyip dostum... Bu ülke için bir başka partiden bu transferin de on numara...

Kruse arızalı çıkmışmış...
Fenerbahçe takımı toptan virüs testine tabi tutuldu ya... Hah işte ilk bilgiyi hem bizim gazeteden, hem de A Spor’dan Orçun’dan aldım, Koray da tasdik etti. Şu Alman var ya, geçtiğimiz yılın ağustos ayında millî maçlar nedeniyle lige verilen arada Antalya’da kendisinin bizzat başkan tarafından emanet edildiği şahısla havuz başında poz vermişti. Yani Kruse... Virüslü çıkmış. İşte ben daha o gün “Bu artık oynayamaz” diye hem yazmış hem de ekrandan söylemiştim. Defalarca kasığı attı. Bir de yine öğrendiğime göre, Kruse, yine aradan istifade Amerika yapmış. Ünlü pokerci ya... Şu malum kanun bir türlü çıkamadı. Bunlara ödenen paralar yöneticiden tahsil edilmeli be! Neyse ki son testi negatif imiş...

Trabzonspor yorulmadan kazandı!
Önce Sturridge gitti. Ardından Obi Mikel... Yabancıların “Artık işe yaramaz” diye bizlere çaktığı iki yabancı kendi kendilerine gittiler. Oh ne güzel! Durduğu yerde kazanmak diye buna denir işte. Hem kenarda kurt gibi bekleyen gençlere gün doğdu hem de kasada bilmem ne kadardır ama bir rahatlama oldu. Örnek alına derim!

TRT Spor’da ayıp!
Geçtiğimiz hafta sonu evdeyiz ya, ekrandan ayrılmıyoruz. Derken TRT Spor’da biri yabancı bir ülkede bizim oraya ihraçlardan biriyle konuşuyor. Sporcu vizesi programında... Efendim, bu röportajı yapan kişiye göre orası Fransa’nın “La Havre” şehri. Bu olur mu be? Hem de TRT’de... Hemşehrim orası Le Havre... Yani Türkçe telaffuz edersek, “Lö Havr...”

Şu Sergen...
Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın geçtiğimiz hafta A Spor’a bağlandı. Yaptığı açıklamalar gerçekten de, hele hele bu günlerde, insanı rahatlatacak, neşelendirecek nitelikte idi... Takım soruldu. “Ben nereden bileyim. Evdeler işte” deyiverdi. Sergen başka biçim bir insan olsaydı, şimdi Real Madrid, Manchester United, Juventus, Bayern Münih gibi geçmişinden söz edilen ve de 100 milyon dolarlık kasası olan bir futbolcuydu. Bence bir tek rahatsızlığı vardır şimdi. Yok yok meraklanmayınız. At Yarışları da tatil ya...

Işıl Alben ve Birsel Vardarlı...
Birsel Vardarlı’yı FBTV’de iki defa izledim. Yani, bana göre erken emekli olduktan sonra... Gerçek sporcu imajı da böyle çizilirdi. En son da GSTV’de Işıl Alben’i annesi ve çocukları ile izledim. İşte bir büyük kaptan daha vardı karşımızda... Işıl hâlâ devam ediyor. Galiba Birsel’i emeklilik meselesinde taklit etmeyeceğe benziyor. İkinize de helal olsun!

G.Saray’ın virüsü bitti...
Terim Hoca’m, Abdürrahim Kardeş ve Yusuf Bey hastaneden evlerine döndüler. Büyük geçmiş olsun! Bu arada Başkan Cengiz de şu Beşiktaş maçını bu işlere bahane etmekten artık vazgeçsin... Çünkü ne Beşiktaş’ta, ne de o haftanın başka futbolcularında virüs çıkmadı...