Kemal Abinin Haftalığı

Kemal Belgin

Yarın başlayacak olan ligin artakalan kısmı için açıklanan maç saatlerini eleştirmiştim. Gerçi seyircisiz oynanacak idi ama 21.45 maçları zaten eksik yaşanan hayat şartlarını büsbütün olumsuz etkileyecek idi. Ve Federasyon, kimin müdahalesi bilemem, saatleri 18.30 ile 21.00’e çekti... Çok yazdım, çok söyledim; şu maç takvimi ile günler, saatleri ayarlayanları yeniden bir gözden geçirin diye...

Nihat Özdemir’in ceketi!
TFF Başkanı Nihat Özdemir şöyle konuşmuştu geçtiğimiz günlerde; “Ben federasyona girerken Fenerbahçe formamı dışarıda bırakıp asmıştım...” Güzel laf! Ancak hemen arkasından 17 yıl görev yaptığı kulübün sözcüleri ve Başkan’ı veryansın etti. Neymiş efendim; 2011 sezonu için Fenerbahçe’yi suçlamışmış Özdemir... Şimdi sorunun tam zamanı galiba... “UEFA o sezon için kimi şampiyon kabul etti de Şampiyonlar Ligi’ne direkt gruplara kalma şansı tanıdı? Devamla; bizim ligin şampiyonu olarak, bizim TFF kimi şampiyon ilan etti? Peki bu kararlar çerçevesinde hangi kulüp üç sezon Avrupa kupalarına katılmama cezası aldı?”

CFCB de kimdir?
UEFA yönetiminin bir üstünde Kulüp Mali Denetim Organı (CFCB) adında bir heyet varmış. Bunlar hesaptan çok anlarlarmış. Ve de son olarak da Trabzonspor’a iki yıldan birinde Avrupa kupalarına katılmama ceza kesmiş. Bu arada Trabzonspor Başkanı ve yöneticileri de borç- alacak meselesini lehlerine çevirmeye yakın olduklarını duyurup duruyorlardı. Ne var ki, bizim başka başka büyük kulüpler de, “Yandık, bittik... Transfer falan için kılımızı bile kıpırdatamıyoruz” diye feryat ediyorlar. Ne dersiniz? UEFA yönetiminin bir üstündeki bu mangır hesap uzmanları başka başka hesaplar içindeler mi acaba?

Donk var ya...
Hatırlarsanız ligin ilk günlerinde, hatta geçen sezonun başlarında Galatasaray’ın, çok değişik yerlerde oynayıp randıman da veren Donk’u neden kadroya almadığına şaştığımı birkaç kere yazmıştım. Sonra Terim Hoca, Donk’u hem savunma göbeğine hem de ön liberoya yerleştirdi. Şimdi de yine büyük ihtiyaç var ona... Luyindama zaten gitmişti, şimdi de Marcao “uf” oldu. Olsun; elde Donk var ya... Tandem mi yoksa üçlü mü kurulur bilemem ama önemli olan eldeki malı iyi değerlendirmektir...

Ljajic şimdi de olmazsa!
Beşiktaş’ın işi zor mu zor. Dorukhan’ın işe dönmesi rahatlatıcı ama Elneny ile ipler koptu. Demek ki Atiba Usta’nın önüne, yani kurucu planlaması içinde iş Ljajic’e düşecek. O kadar yeteneği olup da bir türlü patlama yapamayan ön adı Âdem olan bu genç acaba ne durumda? Olmuyor deyip atmak kolay ama önemli olan malzemeyi adam etmek ve verimli kullanmaktır. Bekleyelim görelim...

Bakan Kasapoğlu ve Başkan Çintimar!
Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar alınan son kararla bundan böyle bizim lig atletizm takımlarında yabancı sporcunun yarışamayacağını açıkladı. Harika! Bu konudaki en büyük desteğin de Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’ndan geldiğini açıkladı. Bu ikiliyi kutluyorum. Çünkü bu branşın tarihinde bendeniz neler seyrettim neler. Osman Coşgül, Ekrem Koçak, Muzaffer Selvi, Doğan Acarbay,  Cahit Önel, Çetin Şahiner, Ruhi Sarıalp, Erdal Akkan gibi... Aklıma gelmeyenler  beni affetsinler! Sayın Başkan ve değerli Bakan’ı bir kere daha kutluyorum.

Büyük sürprizler bekleyiniz!
Futbol tarihimizde, hatta Avrupa’da da böyle bir lig arası olmamıştır. Tam 30’a yakın maç oynanmış iken stop etmek ve yaz ortasında bitirme meselesi... Birçok da yasak var... İşte buradan bakınca akla gelmedik, tahmin edilemeyecek sonuçlar alınırsa beni hatırlayınız! Asıl önemlisi de uzun sürebilecek sakatlıkların patlama yapmasıdır. Haydi hayırlısı yine de!

En tanınmış teknik adam!
Şu bizim Süper Lig’in 18 takımının teknik direktörlerine şöyle bir bakınız bakalım, biri hariç, hiç tanınmamış teknik adam var mı?  Ve bu tanınmamış adam ülkenin en eski üçüncü, en fazla şampiyonluk kazanmış kulübünün hocası... Böylece günün başkanı ve yönetimi tarihe geçmişlerdir. Kutlarım!