Kemal Belgin

Feghouli'nin hiçbir profesyonel futbolcuya yakışmayacak şekilde atılmasıyla maçın rüzgârı Trabzon'a dönmüştü zaten…

Ligde şampiyonluk yarışının yanı sıra Avrupa kupalarına vize özelliği taşıyan bu maçın ilk yarım saati gerçekten de uzun zamandan bu yana izleyemediğimiz bir futbol alışverişi şeklinde geçti. Gerek ev sahibi G.Saray gerekse şampiyonluk kovalayan Trabzonspor hem iyi kapandılar hem de kazandıkları toplarla organize hücum atakları gerçekleştirdiler. Ama şöyle çarpıcı gol pozisyonu var mı diye soracak olursanız, bir ona, bir öbürüne vardı.
İşte bu yarım saatin sonrasında tabii ki yaz sıcağı, tabii ki uzun süre maç oynamamanın verdiği durum, üstüne seyirci özelliğini kaybetmiş bu maçta misafir Trabzonspor'un yavaş yavaş maça ağırlık koyuşuna şahit olduk. Feghouli'nin hiçbir profesyonel futbolcuya yakışmayacak, üstelik kendi alanında önemli hedefler kovalayan bir takımın oyuncusuna hiç ucundan kenarından geçmeyecek hareketiyle kırmızı kartı görüşü, tabii ki Trabzonspor'a daha rahat top kullanma, daha boş alanlar oluşturup oralara hem top hem adam kaçırma şansı tanıyacaktı. İşte böylesine bir pozisyonda Donk-Sörloth ikili mücadelesinde Cüneyt Çakır VAR'a giderek penaltı düdüğünü çalıyordu. İçeriye bu golle gidiş, maçın Trabzon tarafına geçebileceğinin de rüzgarını estirmişti. Daha çok topa sahip olan ama sahip olduğu topları çok da etkili kullanamamasına rağmen pozisyona giren Trabzonspor olacaktı. Bunlardan birinde pozisyon yokken Sosa'nın uzak direğe havalandırdığı topu Trabzonspor'un gizli golcüsü diyebileceğimiz Novak kafayla tabelaya yazıp maçı bitiriyordu.
Bu gol aynı zamanda G.Saray'ı da maçtan gidişinin eseri olarak anılabilirdi. Trabzonspor ise Başakşehir'in peşine takılmaktan asla vazgeçmeyeceğini bizlere gösterdi.

MAÇIN ADAMI: Kamil Ahmet