Haftanın Sohbeti

M. Said Arvas

Hased eden kâmil bir Müslüman olamaz. Mümin müminin kardeşidir. Kardeş kardeşe kötülük düşünemez. Yaparsa, şeytanın yaptığını yapar, ona arkadaş olur.
 
 
Geçen hafta hased etmenin sebeplerinden bahsetmiştik. Bu hafta da bir nebze hased etmenin zararlarından bahsedelim inşallah...
Muteber kitaplarda, hased etmenin zararları şöyle bildirilmiştir:
1- Hased eden Rabbine isyan eder, O'nun emirlerine karşı gelir. Çünkü hasedi haram kılmıştır.
2- Hayırlarını yakar veya hased edenin defterine yazılmasına sebep olur.
3- Hased eden kâmil bir Müslüman olamaz. Mümin müminin kardeşidir. Kardeş kardeşe kötülük düşünemez. Yaparsa, şeytanın yaptığını yapar, ona arkadaş olur.
4- Rabbinin yaptıklarına itiraz eder, beğenmez. Hased ettiği şahsa bir belâ gelirse sevinir ve Rabbim beni seviyormuş diye memnun olur.
5- Hased eden dünyada ve ahirette sıkıntılara uğrar; dünyada hased ettiği kişinin nimetleri arttıkça üzülür. Ahirette ise sevapları onun terazisinden alınır, sevmediği, kıskandığı insana verilir. Sevapları biterse hased edilenin günahları alınır, hased edenin günahlarına ilave edilir.
Hased etmekle insan bu kadar sıkıntılara, felaketlere maruz kalırken, hased edilenin hiçbir zararı olmaz. Bilakis iki dünyada da kârlıdır.
Dünyada kârlıdır; çünkü kendisini sevmeyen, ona kötülük düşünen kişi devamlı azâb içindedir. Cezası dünyada başlar. Hased edilenin ise kıskanıldığı için nimetlerinde bir azalma da olmaz. Her hased edilen şahsın nimetleri elinden alınsaydı, dünyada nimet sahibi kimse kalmazdı. Çünkü her nimetin bir kıskananı bulunur...
Ahirette hiçbir cezası olmasaydı bile, insan boş yere kendisini bu kadar sıkıntılara sokmamalıdır.
Bir gün Sevgili Peygamberimiz aleyhisselâm, Eshab-ı kiramına sorar:
-Müflis kime derler?
Cevap olarak derler ki:
-Biz müflis (iflas etmiş) o kişiye deriz ki; elindeki, avucundaki malına sahip olamamış, hepsini yitirmiş ve zenginken fakirleşmiştir.
Bunun üzerine şöyle buyurdu, fahri kâinat:
-Benim ümmetimden gerçek müflis odur ki; kıyamet günü birçok hayırlarla gelir. Namaz kılmış, oruç tutmuş, zekât vermiş, hacca gitmiş, sadaka vermiş, fakat birini dövmüş, birini sövmüş, birini gıybet etmiş, birinin kanını akıtmış, birine hased etmiş, birinin malını yemiş. Hak sahipleri başına üşüşür, sevaplarını alırlar. Sevapları biter, hak sahipleri hâlâ varsa, bu defa onların günahı alınır, onun günahına ilâve edilir.
Sevaplar sıfırlanır, günahlar da artarsa onun gideceği yer elbette ki Cehennemdir.
Rabbimizin merhameti sonsuzdur, fakat kulların merhametine güvenilmez. Mümkün olduğu kadar üzerimizde kul hakkı ile mahşer meydanında bulunmamaya gayret edelim...