Haftanın Sohbeti

M. Said Arvas

Dünya işleri ahiret için çalışmaya mâni olmamalıdır. Kur'ân-ı kerîmde mealen “Mallarınız ve çocuklarınız Allahü teâlâyı hatırlamanıza mâni olmasın!” buyuruldu.
 
 
Bir kimsenin dünya ticareti, ahiret ticaretine mâni oluyorsa, bu kimse bedbahttır. Bir çömlek almak için, altın kupa verene ne denir? Dünya saksı parçası gibidir. Hem kıymetsizdir, hem de çabuk kırılır. Ahiret ise altın kupa gibidir ve çok değerlidir. Ahiret nimetleri sonsuzdur, kırılmaz, kaybolmaz ve çalınmaz...
Dünya ticaretinin ahirete yaraması lazımdır. Cehenneme sürüklememesi için çok dikkat etmelidir. İnsanın sermayesi, dini ve ahiretidir. Bu sermayeyi kaptırmamak için çok uyanık olmak lazımdır. Bunun için her sabah şöyle niyet etmelidir: 
"Yâ Rabbî! Kendimin evlatlarımın ve ailemin rızkını helalinden kazanmak, onları kimseye muhtaç bırakmamak; rahatça ibadet edebilmek için çalışmaya gidiyorum..."
O gün Müslümanlara iyilik, yardım ve nasihat, emri-mâruf, nehyi münker yapmayı kalbinden geçirmelidir. Böyle niyet eden bir tüccar bir memur, bir işçi niyetine göre hareket ettikçe sevap kazanır. Onun her işi ibadet olur. Dünyada kazandığı şeyler de artısı olur...
Bu dünyada herkes yolcudur, geldik gidiyoruz. Yolcuların birbirlerine yardım etmesi, el ele vermeleri, kardeş gibi olmaları lazımdır. Her Müslüman böyle düşünmelidir. Vazifesine başlarken, "Müslüman kardeşlerime yardım etmek, onları rahat ettirmek için çalışacağım. Din kardeşlerim benim işimi gördükleri gibi ben de, onlara hizmet edeceğim" diye düşünmelidir.
Muhammed Masum Hazretleri buyurdu ki:
"Kendinin ve çoluk çocuğunun nafakasını helalden kazanmak için çalışmak farzdır. Bunun için, ticaret, sanat yapmak lazımdır. Selef-i Salihîn hep böyle çalışıp kazanırlardı."
           ***
Dünya işleri ahiret için çalışmaya mâni olmamalıdır. Münafikun suresi 9'uncu âyet-i kerimesinde mealen, “Mallarınız ve çocuklarınız Allahü teâlâyı hatırlamanıza mâni olmasın!” buyuruldu.
Çalışıp da tevekkül etmek, bir yere çekilip ibadet yapmaktan hayırlıdır... İslâm büyükleri, kendi nafakalarını kendileri kazanırlardı. Başkasının eline bakmayı uygun görmezlerdi. Peygamberler de kendi nafakalarını kendileri kazanmışlardır.
İlk olarak kumaş dokuyan Âdem aleyhisselâmdır. Din düşmanları, ilk insanların ot ile yaprak ile örtündüklerini mağarada yaşadıklarını yazıyorlar. Fakat bu yazıların hiçbir vesikası yoktur, yalandır.
Bir kimsenin, dinine, imanına zarar gelmeyecek, herhangi bir işte çalışması caizdir. Yusuf aleyhisselâm peygamber olduğu hâlde, insanların sıkıntıda olduğunu görünce zamanın hükûmet reisine giderek vazife istedi. Böylece, insanlara hizmet etti. İnsanlara hizmet edebilmek için, herkes kendine düşenleri yapmaktan geri kalmamalıdır...