Meryem Aybike Sinan

Ganire Paşayeva…
Her anlamda çağın İsmail Gaspıralı’sı olan Ganire Paşayeva'ya “Türk dünyasının bilge kadını” diyorum. Kendisiyle bir kitap fuarında tanışmıştık. O gün kaldığımız otelde sabahlara kadar sohbet etme fırsatı bulmuştuk ve ortak paydalarda yüreklerimiz kucaklaşmıştı.
İşte o gün bugündür sıklıkla görüşürüz Ganire Hanımla. Onunla konuştukça gâh Bahtiyar Vahapzade, gâh Mikail Müşfik, gâh Mehmet Aslan, gâh Şehriyar gâh Zeynep Hanlarova düşer yâdıma. Aramızdaki hudutlar kalkıyor ve törece kaynaşıyoruz hemen.
Ve anlıyorum ki hudutlar asla ayıramamış bizi. Ve yine anlıyorum ki bu hudutlar yüreğimize dar gelmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın zaman zaman Üstat Abdurrahim Karakoç’tan okuduğu bir dörtlük vardır. Ne zaman duysam, dinlesem gözlerim sislenir:
 
“Ellerin yurdunda çiçek açarken
Bizim ele kar geliyor gardaşım
Bu hududu kimler çizmiş gönlüme
Dar geliyor, dar geliyor gardaşım.”
 
Ganire Paşayeva ile ansızın bütün hudutları aşan, Altaylardan Tuna’ya ulaşan uçsuz bucaksız bir gönül ve kültür coğrafyasında bulursunuz kendinizi. Türk dünyasının bütün meselelerine vâkıf olduğu gibi bütün olumsuzlukları da kendisine dert ve mesele yapan, bu hususlarda tefekkür eden sıra dışı bir isimdir Sevgili Ganire.
O, Türk dünyasında tarih ve kültür birliğinin ders kitaplarına mutlaka girmesi gerektiğini sıklıkla dile getiren, gönül coğrafyasının birbirlerine tarih, kültür, edebiyat ve sanattan müteşekkil köprüler vasıtasıyla daha da yakınlaşacağının sıklıkla altını çizen bir kültür elçisi aynı zamanda.
Türk dünyasındaki sanatçıların, yazarların, akademisyenlerin ve düşünürlerin yeterince millî meselelerde kafa yormadıklarını, geleceği düşünmeden hareket ettiklerini ifade ediyor ve mesela Kazakistan’da yaşayan bir şairin Azerbaycan için de kalbinin atması gerektiğini anlatıyor. Yerli ve millî insan figürünün önemine değiniyor.
“İki devlet bir millet” söylemini her fırsatta dile getiren Ganire Paşayeva, Azerbaycan Millî Meclisinin bir milletvekili ama dünyanın her neresine giderse gitsin Türkiye’nin de gönüllü elçisi gibi çalışmalar yapan oldukça önemli bir siyasetçi, kültür ve sanat kadını.
Mesela geçtiğimiz gün Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Strasburg’da AKPM Genel Kurulunda Zeytin Dalı Operasyonu ile ilgili tartışmalarda, Avrupa Hür Demokratlar Grubu adına yaptığı konuşmasında şöyle diyordu: 
Sayın başkan, değerli milletvekilleri,
Bölgesel ve uluslararası barışın ve güven ortamının korunması için terörizm tehlikesinin ortadan kaldırılması çok önemlidir. Ben defalarca Türkiye’yi ziyaret ettim. Türkiye’nin Suriye sınırındaki şehirlerinde bulundum. Savaş nedeniyle Suriye’den kaçıp Türkiye’ye sığınan göçmenlerin yaşadığı kamplarda; terörist saldırılara uğramış insanlarla görüştüm. Bu insanların Avrupa Konseyinden yardım beklediklerini biliyorum. Avrupa’da insan halklarının koruyucusu olan AKPA bu insanlık faciasını göz ardı etmemelidir. Değerli milletvekilleri, Türkiye Avrupa Konseyinin kurucu üyesi olarak kendi vatandaşlarının emniyetini ve güvenini sağlamak, terörizmden zarar görmüş sivil vatandaşlarının temel hak ve hukuklarını korumak için adımlar atmıştır. Türkiye Silahlı Kuvvetlerinin düzenlediği Zeytin Dalı Operasyonu Türkiye’nin sınır güvenliğini temin etmek, bölgedeki terör tehlikesini ortadan kaldırmak ve böylece bölgede yaşayan sivil insanların terör tehdidinden ve terör saldırılarından koruma amacı taşımaktadır.
Öte yandan Zeytin Dalı Operasyonu Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklarına ve uluslararası hukuka uygun olarak başlatılmıştır. Bu bakımdan BM sözleşmesinin devletlerin kendini koruma hakkını düzenleyen 51. maddesi Türkiye’nin Afrin’e müdahalesini meşru kılmaktadır. 
Suriye’de PYD ve YPG’nin asıl amacı DEAŞ’a karşı mücadele etmek değil toprakları işgal etmek ve demografik yapıyı kendi lehine değiştirerek fiilî durum oluşturmak idi. Böylece PYD/YPG nüfuz alanını genişletmek ve uluslararası toplum nezdinde kendini haklı göstermek istiyordu.
Türkiye YPG ve DEAŞ tarafından düzenlenen terör saldırılarından dolayı çok sayıda masum sivil vatandaşını kaybetti. Türkiye’nin başlattığı Zeytin Dalı Operasyonunun Suriye’nin kuzeyine barış ve istikrar getireceğini ve bölgede yaşayanların Türkiye’nin himayesinde yeni terör saldırılarına maruz kalmayacağını ümit ediyor, saygılar sunuyorum...”
Yaptığı bu konuşmayı bizzat bendenize gönderen Sevgili Ganire Paşayeva’nın bu yürekli, içten, samimi, kadirşinas desteği bizim için çok değerli ve kıymetlidir. Bu aynı zamanda kardeş Azerbaycan halkının Türkiye’ye olan sevgisinin ve desteğinin de bir tezahürüdür.
Biz Azerbaycan’ı nasıl seviyorsak, aynı sevginin bir aksülameli herhâlde bu olsa gerektir. Bazen Ganire Paşayeva keşke bizim meclisimizin vekili olsaydı diye hayıflanıyorum çünkü böylesine donanımlı, bütün Türk dünyası için kalbi atan, millî, yerli, münevver bir hanımefendinin gittiği her yere ziyasını da götürdüğüne bizzat şahidim.
O Türk dünyasının âdeta parıldayan bir yıldızı ve gittiği yere gölgesi düşüyor.
Ganire Paşayeva, konuştu mu herkes susuyor!