Meryem Aybike Sinan

Önceki gün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günüydü. Sanatçılar, gazeteciler, siyasiler, bürokratlar başta olmak üzere hemen herkes bu özel ve anlamlı günü taçlandırmak için bir şeyler yapmaya çalıştı.
Açıkçası kendi adıma bir şey yapamamanın hüznüyle içim sızladı. Hatta o arkadaşları bir parça kıskandım da galiba! İlgili haberleri okurken sosyal medyada Sevgili Üstadım Hanefi Söztutan’ın yazdığı “Milletin Başkanına” adlı şiir ilişti gözüme. Kendim yazmışçasına bir sevindim ki sormayın zira şiir gerçekten de çok anlamlıydı:
“Kefenini giydin çıktın bu yola
Bu yol nasip olmaz öyle her kula
Cümle mazlumların umudu sensin
Yüce Allah yâr ve yardımcın ola...
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, sadece milletin değil, İslam ümmetinin de başkanıdır, reisidir, hamisidir. Cesareti, hamiyeti, asaleti ve dahi hikmeti idrakimize yeni baştan nakışlayan, şanlı tarihimizi alıp önümüze koyarak bize maziyi hatırlatan bir Türk-İslam Başbuğudur.
Cumhurbaşkanımız, bin yıl İslam’ın bayraktarlığını yapmış bu asil milletin en zor günlerdeki talihidir. Vatanına ve milletine sevdası ve sadakati öylesine büyüktür ki bu hâliyle bir 'Serdengeçti’dir.
Çeyrek asır önce muştuladığı “Diriliş” yürüyüşünde Türk Milleti de genetik kodlarına geri dönmüştür. Beş bin yıllık Türk tarihinin sayfaları fasılasız açılmıştır. Yarım asır önce “Bir bayrak rüzgâr bekliyor” diyen Arif Nihat Asya’nın beklediği o kutlu rüzgâr misali vatan sathına esmiş ve milletini, Cemil Meriç üstadın deyişiyle “Muhteşem bir maziyi, daha muhteşem bir geleceğe bağlayan köprü” misali geleceğine çağırmıştır.
Türkiye, şimdi ünlü mütefekkirimiz Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Değişerek devam etmek, devam ederek değişmek” söyleyişini hatırlatan bu kutlu yürüyüşü gerçekleştirirken en önde o korkusuz, vakur ve basiretli büyük lideri var. Hainler, çaşıtlar, gafiller, alçaklar dört bir yandan saldırsalar da o dev yürüyüş sürecek inşallah. Çünkü en önde bir Alperen Cumhurbaşkanı yürüyor.
Hanefi Söztutan, şiirinde bunu ne kadar güzel ifade etmiş: 
“Hainler saldırır sana dört koldan
Tuzaklar kurulur sağdan ve soldan
Milletin seninle, Rabbin seninle
Ölmek var dönmek yok bu kutlu yoldan!”
Cumhurbaşkanını, insanlar bir parti liderinin de çok üzerinde olan bir mevkide, vatanın hamisi, lideri, başbuğu ve olmazsa olmazı mesabesinde görmekteler. Çünkü Cumhurbaşkanı, en yaşlı teyzeden, amcasına kadar yediden yetmişe toplumun büyük çoğunluğunun umududur, yarını ve bütün varlıklarıyla inandıkları kendilerinden olan “Aşina bir çehredir!”
“Ve Reis haykırdı: Topunuz gelsin!
Biriniz yetmezse hepiniz gelsin!
İman ile küfrün savaşıdır bu
İsterse soyunuz sopunuz gelsin!”
Hanefi Söztutan’a bu güzel şiiri için gerçekten de çok teşekkür ediyorum. Oğuz ilinde bu milletin ozanları konuşmalı böyle. Çünkü ozanlar doğruyu söyler, ozanların dili içtendir, samimidir, ne söylerlerse ta yürekten söylerler… Bu nedenle Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun deyişiyle;
“Türküler gönüller fethi içindir,
Cümle ozanlara saz verilmeli!..”
Millî ve yerli duruşun bir terennümü olan bu şiirden binlerce yazılmalı belki. Nice destanlar, marşlar kaleme alınmalı zira gerçekten de son beş yıldır son yüzyılın en zor günlerini geçirmekteyiz. Dâhili ve harici bedhahların fitnede, ihanette ve alçaklıkta sınır tanımadığı bu seneleri belki edebiyat tarihine de şerh düşmeli! Her şeyi zaman eskitir ancak şiir ve şair her dem yenidir!
Doğum gününüz kutlu olsun Sayın Cumhurbaşkanım...