Meryem Aybike Sinan

Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk’ü tanıyanlar iyi bilir. Beyefendiliğiyle, nezaketiyle, içtenliği ve edebiyle medyamızın centilmen yazarlarının belki de en başında gelir. Milliyetçi, muhafazakâr çizginin lisan ve üslup sahibi, özü sözü bir olan münevverlerinden biridir Hasan Öztürk.
Kendisiyle Kanal7 Medyaya bağlı haber7.com sitesinde uzunca süre bir “sütundaşlığımız” oldu. Sağ medyada bulunan sayısız ünlü ve önemli isme Ülke TV’nin ekranlarını açmış, kol kanat germiş ve kendilerini ifade etmelerine önayak olmuştur. Zaten bu anlamda Kanal7 medya, isim yetiştirme hususunda çok önemli başarılara imza atmış bir kurumdur.
Hasan Öztürk’ün, meselelere heyecanla değil, aklıselim ile yaklaşan bir tavrı ve tarzı vardır her zaman. Aydın tavrının nasıl olması gerektiğini en güzel yansıtan isimlerden birisi olmuştur nitekim Prof. Dr. Erol Güngör merhum, gerçek aydın tavrının izahını şöyle yapmaktadır:
“Aydının en önemli vasıflarından birisi de meselelere yaklaşırken 'bu benim işime yarar mı' diye düşünmemesi, 'hakikat bu mudur' diye bakabilmesidir. Bu yüzden kitle hareketleri karşısında kenarda kalmaya gayret eder ve heyecan selinden uzak durmaya çalışır. İyice bilir ki o kitle ruhunun bir çeşit emniyet supabıdır, kendisi de kalabalığa karışıp kaybolduğu takdirde insanlara iyilik değil, kötülük etmiş olur...”
Yine bu hususta Üstat Necip Fazıl Kısakürek de aydının kalabalıklar karşısındaki tavrını şu dizelerinde gösterir gibidir: “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak…”
Hasan Öztürk’ün hangi yazısını okursak okuyalım aklıselim ve kalbiselim bir yaklaşım görürsünüz. Bu yazılar içtendir, samimidir, doğrudur, dürüsttür ve irfani bir tavırla yazılmışlardır. İşte bu güzel yazılar, derlendi, toparlandı ve Hayat Yayınları tarafından neşredildi.
“Dost Ateşi Altında Yaşamak” adını taşıyan bu eser, yazarın ilk kitabı. Bir yazarın hayatında ilk kitap önemlidir, âdeta ilk çocuk gibidir, ilk göz ağrısı kabilinden bakılır ilk kitaba.
Açıkçası kitabı sosyal medyada gördüğümde ilk aklıma gelen şey “dost ateşi” ifadesine takılmak oldu. Hasan Bey'e vakit kaybetmeden ulaşıp sordum, bu ismin menşeini! Sorularımı şöyle cevapladı:
“Kitabın ismi hususunda bir ara Sayın Cumhurbaşkanımıza 'Dost ateşi altındasınız' demiştim. Asıl hikâyesi bu ama kitabın isim babası ise kitaba koyacağımız yazılardan birini okuyan Ülke TV Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çelik beydir."
Hasan Öztürk’e gazete ve kitap yazarlığı hususunda görüşlerini soruyorum:
“Gazete, her ne kadar basılı olsa da günlük tüketilen bir kitle iletişim aracı. Ayrıca bir köşe yazarı olsanız da sonuçta bireyselleşme daha az… Ancak kitap hem daha kalıcı hem daha bireysel bir eser. Popüler kültür her şeyi tükettiği gibi kitabı da tüketiyor zira uzun okuma saatleri yerine birkaç yüz karakterli okumalarla yetinir oldu post modern insan… Kitabın Türkiye serüveninde durumu şu: Çok kitap yazılıp yayımlanıyor ama okuma oranı çok düşük…”
Bahar ayları ülkemizde “Kitap Fuarlarının” âdeta patlama yaptığı aylardır. İzmir’den Van’a kadar bu kitap şenliği haziran ayına kadar sürer. Ülke Yayıncılığı adına bu çok önemli bir hizmettir hiç kuşkusuz. Hasan Öztürk’e "Kitap fuarlarına katılacak mısınız?" diye soruyorum, şöyle cevaplıyor:
“Fuarlarda insanlarla ve kitaplarla buluşmak için evet, 2-3 fuara katıldım bile. CNR ve Bursa TÜYAP vb. Fırsatım olursa katılmayı da düşünüyorum zira en iyi iletişimin yüz yüze olduğuna inanıyorum. Söz söylenebilir, konuşulabilir, dokunulabilir kalmak istiyorum. Tıpkı hâlâ sokaklarda yürüyüp zaman zaman metro, otobüs, dolmuş kullandığım gibi. Bir de sırça köşklerde yaşayanlardan olmamak…”
Ne diyelim, kitabınız hayırlı uğurlu olsun üstat!