Meryem Aybike Sinan

Ramazan, bedenin ve ruhun tefekküre dalmasıdır!
Ramazan, beden ikliminin arifane yürüyüşüdür!
Ramazan, müminin ruh ikliminde geçirdiği vaktin bayraklaşması, inanç ikliminin bir gül kokusuyla uyanmasıdır! Ramazan küçük bir çocuğun seheri tanıması, seherin o küçük çocuğun gözlerini okşamasıdır! Bir imsak vaktinde sözleşilip, iftar zamanı aynı akitçe buluşulması, nefsin ve bedenin arasına ırak köprüler kurulmasıdır! Ramazan kalbin sadece en sevgiliye sarılmasıdır! Ramazan bedenin ve ruhun tefekküre dalmasıdır…
Ramazan sözdür Efendim! İmsakte verilen sözün iftara kadar sır gibi saklanmasıdır! Sözü senet saymaktır ramazan, faziletin ve erdemin, helalin, güzelliğin, irfanın, merhametin, ibadetin ve hayretin gönlü mekân tutmasıdır. İnsanın insana bir kaşık gülümsemeyi bile esirgediği bu zor zamanlarda ramazan, dolu dolu insana sunulan muhabbettir, hikmettir, rahmettir, fazilettir, mağfirettir Allah’tan gelen. Bir ilahi muştudur bir dost selamı gibi gelen. Evlerin içine kadar esen bir tatlı nesimdir çağlar ötesi!
Ramazan "İsmail teslimiyeti"nin imsake katık yapılmasıdır!
Ramazan, çöl ceylanlarının ürkekliğiyle insana bakmak, çöl diliyle konuşmak, gönlü Kerbela kılmaktır hak yoluna. Bir çöl ahusu gibi suskun, mahzun, halim selim olmak, yanık gönüllere bir vahadaki halis muhlis bir çamçak serin su olmaktır ramazan...
Ramazan, şefkat ve merhamet pınarı gibi çağlamaktır! Ramazan, günü uzatmak, geceleri kısaltmak, muhabbetleri çoğaltmak, kötülükleri azaltmaktır. Bir ramazan davulu gibi sevgiyi, aşkı, muhabbeti, şefkati, adaleti, hakkaniyeti, hikmeti gümbür gümbür haykırmaktır insanlığa.
“Karagöz seyri değil, gözyaşı dökmek ayı,
Bilinmezi bilirler, bilseler ağlamayı.”
Diyen üstat Necip Fazıl Kısakürek ne güzel söylemiş…  Ağlamak rahmettir, ağlamak hikmettir bilene. Hikmeti kalabalıklar ortasında, hırgür şamata içinde kaybettik, toplana toplana ayrılmaz olduk, farkımız kalmadı birbirimizden!
Ramazan, birlikte kaybettiklerimizi hep birlikte bulmaktır!
Ramazan, yoksula sıcak pide götürmekten ziyade sımsıcak sevgi, şefkat ve merhamet götürmektir! Yoksulun, yetimin midesini düşünmekten başka kırılan kalplerini, yitirilen onurlarını, eksiltilen şefkat ve merhamet hislerini tamir etmektir. Onlarla iftar açmak, kamyon kamyon sevgi ve şefkat götürmektir! Ramazan, bir pide, hurma, makarna ve fasulye ayı değildir!
Ramazan, bir sevgi, şefkat ve merhamet ayıdır efendim!
Ramazan, hikmet ve rahmet ayıdır, muhabbet ayıdır, mağfiret ayıdır, bir sevgi ayıdır. Ramazanda gönül kapılarının zillerini çalınız yeter! Çağın en büyük vebası sevgisizlik, gönülsüzlük ve aşksızlık değil mi? Hani yoksula merhamet, şefkat, sevgi, adalet, hakkaniyet ve hüsnüniyet!
Zira yoksulluk dışımızda değildir…
Mustafa Kutlu Üstadım hani ne demişti:
“Yoksulluk, asıl yoksulluk İÇİMİZDE!”
Oysa ramazan baştan sona bir zenginlik ayıdır...