Meryem Aybike Sinan

Geçen hafta Kartepe muhteşem bir konsere ev sahipliği yaptı.
Kartepe, Kocaeli’nin en güzel ilçelerinden birisi ve kayak merkezi olarak tanınıyor. Özellikle hafta sonları İstanbullu akınına uğruyor ve ilçenin nüfusu birkaç katına çıkıyor…
Ocak ayında kıymetli sanatçımız Esat Kabaklı ve ailesiyle bir akşam yemeğinde “Abi gel, seninle destan şairimiz Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nu anma programı yapalım, zira bu kıymetli şairimizi herkes unuttu, Kartepe’de bir konser ile destan şairimizi yâd edelim mi?” dedim. 
Esat Ağabey, hiç düşünmeden “olur” dedi.
Bu fikri ilçenin marka okulu Ali Fuat Başgil Sosyal Bilimler Lisesinin genç müdürü Ömer Yılmaz sahiplendi hemen çalışmaya başladık. Kartepe Kaymakamı Altuğ Çağlar’ın himayelerinde Kartepe İlçe Millî Eğitim Müdürü Ferhat Dilek ve Ömer Yılmaz ile “Destanlarda Bayraklaşanlar” adı altında o programı hazırladık.
Maddi manevi hiçbir talepte bulunmayan Sevgili Ağabey’im Esat Kabaklı, kendi arabasıyla İstanbul’dan kalkıp Kartepe’ye geldi. 800 kişilik salonu dolduran liseli gençlere, öğretmen ve diğer misafirlere merhum Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu Ağabey’in şiirlerinden bahsettik ve Esat Ağabey, bu şiirlerden bestelediği eserleri okudu…
Merhum Gençosmanoğlu, edebiyat vadisinden geçen bir alperen şairdir. Hiç kimseler onun kıymetini bilmese de o derunumuzda her dem kâh Malazgirt’te, kâh Çanakkale’de kâh Doğu Türkistan’da bizim “Kopuzdan Ezgiler” dağarcığımızdır!
Elindeki sazıyla, yürekten çıkan sözüyle bizim türkümüzü söyleyen ozanımız Esat Kabaklı, ahde vefalı, atalarını yâdından çıkarmayan hakikatli bir ozan olarak bütün misafirlerin gönlüne giriyor. Bu tevazu, bu içtenlik cümle sanatçılara ders ve ibret olsun!
Milletin sanatçısı kimdir öğreniyor insanlar!
Gerçek sanatçının, millî ve yerli sanatçının nasıl olması gerektiğini görüyor ve öğreniyor gencecik liseliler. Ata yadigârı eserler söylendikçe onlar unuttuklarını hatırlıyor ve “Bu konser tarih dersinden daha yararlı oldu bizim için” diyorlar!
Teşekkürler Esat Kabaklı, tebrikler büyük ozanımız…
Bu yazıyı özellikle kimi belediyeler okumalı ve üzerinde düşünmelidir!
Kendilerine asla “sanatçı” diyemeyeceğimiz kimi insanları astronomik ücretler vererek şımartıp, halka sadece zımbırtı dinletenler vebal altındadır zira bu insanlar kaliteli gerçek sanatçıları tanımayı hak ediyorlar…
Sağ kesim sanat konusunda gerçekten çok duyarsız! İsmi lazım değil bir sözlükte – ilginçtir şairimizi öve öve bitirememişler, yani onlar hakkını teslim etmişler bir bakıma- Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu için bakınız ne denmiş:
“Elâzığ’da doğmuş köy enstitüsünde eğitim görmüş Türk İslam ekolünün temsilcisi bir sanatçıdır. Hitap ettiği kesim sanattan uzak olunca maalesef sanatçısı da unutulmaya yüz tutuyor.”
Çok acı değil mi? Hitap ettiği kesimi sanattan uzak olmakla ve unutmakla suçluyor! Peki yalan mı? Maalesef değil! Sanata da sanatçımıza da sahip çıkmıyoruz, gözümüz yabanda, biteviye taklit ediyoruz. Kompleksliyiz bir de! Magazin figürleri ve pop şarkıcıları her birimizin gözünde birer dev! Elin sanatçısı gıymatlı! Belediyelerimiz bu gıymatlılara çuvalla para ödüyor bir de!
İnsanın sanata ve düşünceye olan ihtiyacını görmezden gelemeyiz. Merhum Seyyid Ahmet Arvasi Hoca “Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz” adlı eserinde bakınız ne diyor:
“Bizi, insanın “objektif değerinden” çok “sübjektif değeri” ilgilendirmektedir. İnsanın sahip bulunduğu “maddi elementlerden ve taşıdığı proteinden” çok, ortaya koyduğu manevi ve ruhi değerler önemlidir. Onun bu yönünü inkâr ve ihmal ederseniz geriye sadece “insanın posası” kalır.”
Nokta!