Meryem Aybike Sinan

 
 
“Bazen de öyle oluyor ki, Türk olduğumu sanıyorlar ancak telaffuzum nedeniyle emin olamıyorlar. Böyle olduğunda sadece Trabzonlu olduğumu söylüyorum ve bununla her şeyi açıklayabiliyorum.”
 
 
Bir ülkenin dışarıdaki en etkili temsilcisi hiç şüphesiz o ülkenin büyükelçisidir. Ülkemizde de tavır ve tarzlarıyla hem ülkelerini çok iyi temsil eden hem de renkli kişilikleriyle Türk halkı tarafından çok sevilen yabancı ülke büyükelçileri var. Mesela; Ukrayna, Kazakistan ve Macaristan Büyükelçileri gerçekten benim de yakından takip ettiğim renkli simalar.
Macaristan Büyükelçisi bu renkli simaların başında geliyor. Sosyal medyada paylaştığı bir şiirle tanıdığım Sayın Macaristan Büyükelçisi’yle kültür, edebiyat ve Türk dünyası üzerine mini bir söyleşi yaptık. İşte o mini söyleşi:
Sayın Matis, Türk Keneşi hakkında görüşleriniz neler?
Geçtiğimiz yıllarda Macaristan, 2010 yılında duyurulan Doğu Açılımı Politikası ile uyumlu olarak, Türk dili konuşan devletler ile Türk Konseyinin himayesinde giderek daha sıkı iş birliği oluşturulmasına gayret göstermektedir. Bunun önemli duraklarından birisi Macaristan’ın 2018 yılında teşkilatın gözlemci üyeliğine seçilmesi oldu. Daha sonra 2019 yılında Konsey, Budapeşte’de temsilcilik ofisi açtı. Macar hükûmeti, diğer üye devletlere benzer biçimde, Konsey ülkelerinin ekonomik, ticari, eğitim ve kültürel alanda ilişkilerini daha sıkılaştırmalarına bağlıdır. Türk Konseyi içindeki iş birliğinin önemini, birden fazla üye devletin COVİD-19 salgınına karşı korunmada Macaristan’a hibe yardımında bulunması göstermektedir.
Peki Sayın Matis, Türk dünyası ve Macaristan arasındaki ilişkileri yeterli buluyor musunuz?
Macaristan ve Türk dili konuşan devletler arasındaki ilişkiler, her alanda yıldan yıla genişlemekte ve güçlenmektedir. Düşünceme göre bunun en önemli sonuçlarından birisi, yurdumuz ve Türk dünyası arasındaki iş birliğinde köprü olan Türk Konseyi Budapeşte Temsilcilik Ofisinin açılmasıdır. Kanaatimce, karşılıklı saygı ve güvene dayanan münasebet, önümüzdeki yıllarda Türk dili konuşan ülkelerle ilişkilerimizi, diğerlerinin yanı sıra, ekonomi alanında daha da derinleştirmemize fırsat sağlayacaktır. Bu bağlamda belirtmem önem atfetmektedir ki, geçtiğimiz on yılda Türk Konseyi ülkeleriyle 2019 yılında hacmi 4 milyar ABD dolarını aşan ticari ilişkilerimizi iki katına çıkarmamız mümkün oldu.
Edebiyat ve şiirle iç içesiniz. Türk ve Macar edebiyatında en sevdiğiniz şairler ve şiirleri nelerdir?
Koronavirüs herkesi yeni tip iletişime zorladı. Bunun için de beğendiğim şiiri Twitter hesabımdan okumak fırsatını değerlendirdim. Birbirimizin ülkelerinde hem Macar hem Türk edebiyatının tanınırlığını iyileştirmemiz gerekli, zira mükemmel yazarlarımız, şairlerimiz var. Şiirler arasından daha ziyade betimlemeli (tasvir) özelliklileri beğeniyorum, içtenlikle söylersem böylesine harika bir ülkede Türk şairlerin güzel bir betimlemeli şiir yazarken işleri zor değil.
Peki bu kadar güzel konuştuğunuz Türkçeyi ne zaman, nerede öğrendiniz?
Hiç kimse hatasız Türkçe öğrenemez, Türkler dahi. Dil öylesine zengin ve tarihî köklere sahip ki, 15 yıllık pratikten sonra bile bir-iki bilinmeyen kelimeyle karşılaşıyorum. Bazen de öyle oluyor ki, Türk olduğumu sanıyorlar, ancak telaffuzum nedeniyle emin olamıyorlar. Böyle olduğunda sadece Trabzonlu olduğumu söylüyorum ve bununla her şeyi açıklayabiliyorum.
Türkiye’de Macarca kursları açıyorsunuz. Türkoloji bölümlerinde Macarcanın da ders olarak okutulması hususunda girişimleriniz oldu mu? Bu hususta ne düşünüyorsunuz?
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Hungaroloji Ana Bilim Dalı’nda yüksek öğretim çerçevesinde Macar dili öğrenilebilir. Üniversite, öğrencilere fevkalade şartlar sağlamakta, biz ise Macar Devleti bakımından Macaristan bursuna katılmak isteyen tüm öğrencilerin Macaristan’a gönderilmesini sağlıyoruz. Macaristan, Türkoloji’de son derece güçlü, seçkin bilim insanlarımız, araştırmacılarımız var, ancak Türkoloji ve Macar dili eğitimi şimdilik iki ayrı konudur...