Meryem Aybike Sinan

İnanılır gibi değil!
Covid-19 artık dağ başında! 
İki çocuğumun özlemle beklediği yaz mevsimi işte çıkıp geldi. Üniversite sınavı biter bitmez babaanneme gideriz diye konuşup aylardır ümit besledikleri, Covid-19 uğramaz dedikleri köy, tam bir haftadır karantinada!
Giresun’un Bulancak ilçesine bağlı bir köy. Eşimin ailesi orada doğmuş büyümüş. İlçenin en zirvesinde yaylalara varmadan önceki son köy. Eşsiz bir manzarası ve güzelliği olan bu köyü bir hafta önce karantinaya almışlar meğer.
Sebebi ise Sakarya’dan köye giden iki aile!
Bütün köye virüsü bulaştırdıktan sonra köyde hastalık başlar başlamaz da köyden gizlice kaçan böyle insanlara ne demeli bilemiyorum!.. Sadece bunlar mı? Haberi alanlar da o gece köyü boşaltmış kaçmışlar âdeta! Yaşlı kimselerin yaşadığı böylesine izole köylere akın edenler, köy sakinlerine maalesef hayatı dar ettiler, etmekteler!
Bizi hiçbir şey değil, bu düşüncesizlik ve bencillik mahvedecek!
Trafiğe çıkarız kural ve kaide tanımaz, kazaların hep başkalarının başına geleceğini zannederiz, nice canları yakarız! Sıra beklerken, araya çaktırmadan kaynak yapar, başkasının hakkını gasbeder güya açıkgözlü oluruz! Bir yerde ucuzluk olmaya görsün, saldırır, birbirimizi ezer, gerçekten de ihtiyacı olana aldırmaz perişan ederiz! Birisi bir kusur işlemeye görsün, yedi cihana rezil etmek için birbirimizle yarışırız! Devletin kanunlarında en minik açıkları anında bulup keşfeder, sonuna kadar bunu kullanıp suyunu çıkarırız! En akıllı biz, en açıkgöz yine biziz!
Böyle davrananlara eskiler “Şark kurnazı” adını vermiş.
Ancak bu çağda ne Şark ne Garp kurnazı kaldı. Bu çağın kurnazı hilede, entrikada ve üç kâğıtta doktoralı! Artık her birimiz birer potansiyel mağduruz. Çünkü böylesine kurnazların sayısı arttıkça mağduriyetler de buna paralel olarak artıyor yazık ki!
Bayram ve tatil dönüşleri Kocaeli bir ana baba gününe döner zira şehirler arası otoyol ve E-5 Karayolu tıkanınca arabalar tali yollardan güya şehir içinden kaçmaya çalışırlar. Hâlbuki bilmedikleri bir şey vardır o da Kocaeli’de bütün tali yollar yine o tıkanan yollara çıkacaktır. Lakin bu güya açıkgözler yine dayanamaz otoyoldan çıkar ilçelerin, kasabaların tali yollarına girer, hayatı şehir ahalisine dar ederler!
Hem kendileri bir labirente girerler hem de şehir trafiğini felç ederler. Bu durum her bayram arifesi, sonrası, tatil dönüşü rutine binmiştir ve sürekli tekerrür eder. 
Bizi gerçekten de bu açıkgözler, bu kendini uyanık sanan tipler mahvediyor. Kimdi hatırlamıyorum bunlar için şöyle diyordu: “Kısa vadede yüksek kâr, uzun vadede yok oluş!”
Hırsızı da arsızı da düzenbazı da bunlardan çıkıyor. Açıkgözlülüğünü, uyanıklığını güzel ve hayırlı meselelerde, insanların iyiliğine asla kullanmazlar!
Yine bu açıkgözler, neden insanların açıklarını bulmada mahirdirler de yanlışlarını kapatmada böylesine ahmak kesilirler?
Bu açıkgöz tipler niye hayırlı meselelere kafa yormazlar? Mesela bu Covid-19 meselesini bitirecek kural ve kaideleri yaşamak, insanlara örnek olmak, toplumun aksayan yanlarını görmek ve göstermek, çareler aramak ve bulmak...
Hasta olduğunu bile bile köylere gidip bütün Anadolu’ya bu illeti bulaştıran bu kabil insanların devletin harcadığı bunca parayı pulu, doktorlarımızın alın terini, kaybedilen zaman ve enerjiyi, birçok dar gelirlinin yaşadığı sıkıntıları görecek gözleri, duyacak yürekleri, işitecek vicdanları var mı?
Hasılı diyeceğim o ki bunlara Şark kurnazı demek yanlış olur zira onlar bile yaşadığı topluma böylesine bencil ve düşüncesiz değillerdi…
Bunlar nalıncı keserleri!