Meryem Aybike Sinan

Neredeyse bir haftadır endişe içindeyiz.
Ermenistan-Azerbaycan gerilimi uykularımızı kaçırdı zira bu gerilimin, daha doğrusu sahneye konan bu senaryonun dramaturgunun kim olduğunu bütün dünya tahmin etmekte zorlanmadı. İki asır Türkistan coğrafyasında, Kırım’da, Kafkasya’da karşımıza çıkan bu akıl, bir baktık ki Suriye ve Libya’da da karşımızda! Şimdi de Azerbaycan sınırında hamlemizi kollamakta. Bu hiç şüphesiz Çarlık ve Sovyet aklıdır!
Neredeyse iki asır Türkistan, Kafkasya, Kırım, Tataristan, Başkurdistan, Dağıstan ve Sibirya’ya uzanan bütün Türkistan coğrafyasını iliğine kadar sömüren Rusya, SSCB’nin çökmesiyle bağımsızlığını ilan eden Türk devletlerinin varlığını içselleştirememiş ve kabul etmemiştir!
Bu ülkeleri hâlâ kendi sömürgesi zannetme gafleti ve sanrısı içindedir...
Yıllar önce el altından verdiği askerî ve ekonomik desteklerle Ermenistan’a Karabağ’ı işgal ettiren bu akıl, şimdi Azerbaycan’ın kuzeydeki şehirlerine göz dikmiştir! Maalesef Karabağ su kaynakları, yer altı ve yer üstü zenginlikleri anlamında Azerbaycan’ın en hayati bölgesiydi! Karabağ işgal edilmese, Ermenistan paslı bir bıçak gibi İran sınırına kadar sokulmasaydı şayet bugün Edirne’den Moğolistan’a, Çin Seddi'ne kadar kara yoluyla bütün Türk dünyası bir zincir gibi birbirine bağlanacaktı! Karabağ işgal edilerek bunun önü alındı...
Maalesef aradan upuzun yıllar geçti ve Karabağ âdeta kendi hâline terk edildi. Herkes unuttu. Bir milyonu aşkın insan yerinden yurdundan edildi, binlerce insan Hocalı’da Ermeniler tarafından soykırıma tabi tutuldu, hunharca, vahşice öldürüldü. Bu acı vahşeti dünyanın gözleri önüne seremedik! Hocalı katliamı gerçeği fotoğraflarla sabit iken maalesef bu vahşet efsaneleştirildi, perdelendi, görmezden gelindi! Hiçbir zaman olmamış, “Sözde Ermeni Soykırımı” ise gerçeğe dönüştürülüp üzerimize yapıştırıldı!
Bu hep aynı akıldı!.. Bu akıl şimdi de Kuzey Azerbaycan toprakları üzerinde strateji geliştiriyor.
Bakü-Tiflis uluslararası yolun üzerinde bulunan Tovuz, Gazak, Yevlak, Şemkir, Gence şehirleri Azerbaycan’ın tarım ve hayvancılık yapılan bölgeleri. Ve bölgede zaman zaman su sıkıntısı baş göstermektedir zira bu bölgenin birçok su kaynağı da yine komşu Ermenistan’ın tasallutu altında. Bölgede her türlü tarım yapılsa da tahıl, bakliyat, kayısı, üzüm ve tarla sebzeleri öne çıkıyor ve bu ürünler Rusya’ya pazarlanıyor.
Bu güzergâh Azerbaycan için şah damarı özelliğinde ve stratejik öneme haiz!
Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Hattı, Güney Kafkasya Doğalgaz Hattı ve TANAP! Ermenistan, Karabağ’a iyice yerleşirken şimdi de Azerbaycan’ın kuzeydeki bu şehirlerini abluka altına alarak ülkeyi nefessiz bırakmak istiyor.
Tovuz’a tabii ki “Tavuz” diyenler ve ileri geri yorum yapanlar, hariçten gazel okuyorlar. Bölgeyi yerinde görmeyenlerin yaptığı bütün yorumlar afaki ve maalesef yanlış.
Bir haftaya yakın kaldığım Tovuz, tam bir Dede Korkut şehridir. Geçen yıl, Tovuz Milletvekili sevgili dostum Ganire Paşayeva ile karış karış gezdiğimiz bu bölgede birçok okulda ve gençlik merkezinde gençlerle söyleşiler yaptık. Türkiye Türkçesini mükemmel konuşan o gençlerin yarınki Azerbaycan’ı yöneteceğini hayal etmek bile fevkalade güzel...
“Azerbaycan Türk dünyasının kilididir, o anahtar olmazsa o dünyaya giremezsiniz” diyen merhum Ebulfez Elçibey ne kadar haklıdır! Daha önce de kaleme aldım, Karabağ, Suriye’nin kuzeyinden daha fazla stratejik öneme haizdir. Karabağ işgalini sonlandırmak Türk milletinin millî ve asli bir görevidir...