Meryem Aybike Sinan

 
 
Azerbaycan Ermenistan savaşı sürüyor.
Bu savaş gündeminde sanırım en çok tartışılan ve konuşulan konulardan birisi Türk Konseyi ülkelerinin Ermenistan’a verdikleri tepkinin tonuydu. Bu tartışma anlaşılabilir olmakla birlikte gittikçe iyi niyet ölçülerinden uzaklaşıp bazı art niyetli kimselerin “Türk Konseyi” ülkelerini boy, budun, kol üzerinden ayrıştıran, ötekileştiren beyanları ve söylemleri artık rahatsız edici bir veçheye büründü. 
İsim vermeyeceğim lakin kendini muhafazakâr olarak lanse eden bir gazetenin attığı talihsiz başlık aynen şu şekilde: “Oğuz Milleti yine yalnız, Turan coğrafyası neden sessiz?” Bu ifadelerin neresinden tutarsanız tutunuz elinizde kalıyor. Oğuz Milleti nedir? Bir kere millet kime denir onu bilmiyor! Bu zihniyete göre diğerleri de Kıpçak Milleti! Veya Karluk Milleti! Tarihte Türk Milletini “böl, parçala, yut” mantığıyla paramparça eden Rus ideolog N. İlminskiy bile bu kadarına, bu şeytanlığa gerçekten pes derdi!
Daha önce de ismi bende saklı, bir Üniversitede görevli, fenomen olmak isteyen bir kadın Profesör, Oğuz-Kıpçak-Karluk ayrımı yaparak “Kıpçaklar daha aristokrat, daha savaşçı” kabilinden bir zırva ile gündeme gelmiş -zırva tevil götürmez- ki hâliyle asla ve kat’a dile getirilmemesi gereken bu kabil iddiaların birtakım yerlere subliminal mesaj vermek için yapıldığını düşünüyor insan!
Kardeş ülkelerin sosyo-ekonomik, kültürel, siyasal ve jeopolitik konumlarını ve şartlarını dikkate almaksızın bu ülkeleri çok ağır ifadelerle suçlayan, onları Rusluk ve Rusçulukla itham eden bu odaklar, gelecek için umut vaaden, millî mefkurenin sembolü olan Türk Konseyi gibi millî bir örgütün Türk milletinde oluşturduğu öz güveni, umudu, heyecanı, baltalamak için sürekli olarak aynı mevzuu kaşımaya, tezviratta bulunmaya ısrarla devam etmektedirler.
Yine hayatları boyunca Türk dünyası, Türkistan, Turan diye bir derdi, tasası olmamış birilerinin bugün hadsizce Türk milletine yol yordam göstermesi gerçekten ilginç ve gülünç oluyor! Bu durum bize de kakınç ve dokunç oluyor!
Bu gündemler çoğalarak büyürken Azerbaycan medyasından bu insanlara tokat nev’inden güzel bir haber geldi. Kazakistan’ın efsanevi şairi, dünyaca tanınan bilim ve düşünce adamı, diplomat, Prof. Dr. Olcas Süleymanov, Azerbaycan medyasına şu açıklamayı yaptı:
“Geçenlerde Moskova’da bir gazeteci 'Elbette Azerbaycan’ın taraftarısınız' dedi. Kendisine, Azerbaycan desteklemem gereken bir futbol takımı değil. Azerbaycan benim öz vatanım, kardeş halktır. Bu ülkeye sempati duyuyorsam bunu büyük bir samimiyetle yapıyorum zira Bakü’de, Gence’de, Şuşa’da, Fuzuli’de ve diğer birçok şehirde harika günler geçirdim. Oradaki olayların farkındayım biz otuz yıldır bu acıyla yaşıyoruz. Kara ocak olayları sırasında da oradaydım. Şu an gerçekleşmekte olan olaylar Minsk Grubu'nun beceriksizliğidir, dedim. Otuz yıl boyunca hiçbir şey yapmadılar. Bu nedenle Azerbaycan, topraklarını kurtarmak durumunda kaldı. Gence’ye roket atıldığını duyduğumda çok endişelendim. Füze saldırısı emri en yüksek devlet görevlisi tarafından verilir. Muhtemelen bu emir Ermenistan Başbakanı tarafından verilmiştir ve bu hepimize hakarettir! Minsk Grubu, Azerbaycan’ın haklı mücadelesini destekleyip takdir etmelidir. Can Azerbaycan’a başarılar diliyorum. Azerbaycan halkına olan bağlarımı ve sevgimi ifade ediyor, huzur ve aydınlık dolu günler diliyorum..."
Hasılı iyi ki Türk dünyasının böyle umut vadeden dev bilgeleri ve aydınları var. Bu da ellerini ovuşturan kötü niyetli Türk düşmanlarına ders ve ibret olsun!