Meryem Aybike Sinan

Türk Cumhuriyetleri hakkında hâlâ köklü ve saklı emelleri olan Rusya panikte… Millî Savunma Bakanımız Hulûsi Akar’ın Kazakistan ve Özbekistan’a yaptığı ziyareti de fırsat bilen ünlü Rus gazetesi Gazete.Ru genişçe bir analiz yazısı yayınladı.
Türkiye gazetesine atıfta bulunularak yazılan analizde Rus uzmanların görüşlerine yer verilip onlara “Türk Devletleri Turan Ordusu Kurabilirler mi?” sorusu yöneltilmiş.
Millî Savunma Bakanı Hulûsi Akar’ın Özbek mevkidaşı Bakhodir Kurbanov, Özbekistan Millî Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Viktor Mahmudov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile askerî eğitim ve iş birliğinin yanı sıra savunma sanayii konularını görüştüğünü ve bu görüşmelerin çok faydalı geçtiğini yazan Gazete.Ru, Türk bakanın bu ziyaretten sonra Kazakistan’a gittiğini ve Nursultan’da, Kazakistan Millî Savunma Bakanı Nurlan Yermekbayev ile  Özbekistan’da yaptığı görüşmelere benzer görüşmeler yaptığını, Kazakistan ilk Cumhurbaşkanı Elbası Nur Sultan Nazarbayev’in imzasının olduğu 2018 yılında askerî iş birliği anlaşmasının zaten mevcut olduğunu ve bu anlaşmayı mevcut Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in de desteklediğini ifade etmiş...
Bütün bu bilgileri aktardıktan sonra Türkiye gazetesinin ilgili haberi üzerine uzman görüşlerine yer veren gazete, Türk Keneşi ülkelerinin aslında Rusya’nın da içinde bulunduğu “Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü” adı altındaki üyeliklerinin yanı sıra şimdi de “Türkiye liderliğindeki bir başka askerî-politik bloka eş zamanlı katılımları, şüphesiz Sovyet sonrası alanda ek gerilim noktaları oluşturacaktır” diye bir ekleme yapmış ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Tek millet, altı devlet” ifadesine de atıfta bulunmuş.
Uzman görüşleri ise şu şekilde:
Türkiye İnceleme Araştırmaları Başkanı Yuri Mavashev “Turan Ordusu’nun oluşturulması için gerekli olan hiçbir siyasi temel yok. 1990'larda bile, bu temel şimdi olduğundan daha sağlamdı” diye yorum yapmış.
IMEMO RAS adlı düşünce kuruluşunda kıdemli Araştırmacı-Türkolog Viktor Nadain Raevsky ise tam tersi bir yorumda bulunmuş ve “Ankara’nın gerçekten de Pan-Türkizm fikrini teşvik etmek için aktif bir politika izlediğini ve bunu da iktidarın ortağı olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin desteği ve isteğiyle yaptığını, Türkiye’de Pan Türkizm cereyanının hayli popüler olduğunu ifade etmiş.
Raevsky, bu ilginin aracılığını ise Türk Konseyi’nin yaptığının altını çiziyor. “Türk Dünyası” tasavvurunun 90’lı yıllardan sonra tartışmaya açıldığını söyleyen uzman, Türkiye’nin bütün Türk Cumhuriyetlerinde çok ciddi faaliyet yürüttüğünü, yayın, eğitim, bilim ve pek çok alanda büyük adımlar atıldığını ifade ediyor.
Türkolog Nadain Raevsky, Türkiye’nin bu ideal için sadece Türk Keneşi ülkelerini değil, Rusya’nın içindeki Türkleri de hedefleri arasına koyduğunu belirterek, “Ülkemiz topraklarında, Rusya’da hâlen 28 Türk halkı yaşıyor. Rusya'nın kuzeyindeki yerli halklar Yakutlar, Tuvalar Müslüman değiller. Dolayısıyla Turan fikri ülkemiz için son derece tehlikeli bir hikâye, Turan’ın gerçekleşmesi elbette imkânsız. Ancak, onu gerçekleştirme girişimlerinde çok fazla kan dökülecek!” diyor.
Gazete, Kazakistan eski Cumhurbaşkanı adayı Amirzhan Kosanov ile de bir görüşme yapmış(!) Kosanov’un Kazakistan’ın, öncelikleri arasında böyle bir idealin olmadığını, Rusya, Çin, ABD, AB gibi vektörlerle yoğun ilişkiler içinde olduğunu, Türkiye’nin de ancak 5. vektör olabileceğini, Kazakistan’ın pek çok akrabasından birisi olduğunu söylediğini aktarıyor.
Hasılı kelam, görüldüğü üzre su uyur düşman uyumazmış!