Meryem Aybike Sinan

 
Önceki gün MHP lideri Dr. Devlet Bahçeli’den muştu gibi bir çıkış geldi.
Lider Bahçeli, Ülkü Ocaklarına “Karabağ Şuşa’da 9 derslikli bir okul yaptırma” talimatı verdiğini söylüyordu.  Bu haberin pek çok anlamda fevkalade önemli bir değeri vardır zira Türkiye’nin en köklü ve kadim partilerinden olan MHP’nin “Türk Dünyası" tasavvuru önemlidir, önceliklidir ve tarihî öneme haizdir.
Türkiye’nin her anlamda iftihar ettiğimiz, desteklediğimiz Azerbaycan politikasında önemli payı olduğunu düşündüğümüz Sayın Bahçeli’nin bu çıkışı, bütün Türk Dünyasına ve dahi liderlerine örnek olmalıdır. 
Karabağ Şuşa, birçok yönüyle Türk dünyasının kalesidir. Tarihtir, medeniyettir, sanattır, geçmiştir, gelecektir. Karabağ’ın kalbi hiç şüphesiz Şuşa’dır. Bugün bu tarihî kentte uzun yıllar süren Ermeni işgalinden dolayı çok ciddi tahribatlar söz konusudur. Bu şehrin yeni baştan imar ve inşasına ihtiyaç vardır.
Azerbaycan güçlü ve zengin bir devlettir. Ermeni işgalinden kurtardığı şehirlerini yeniden inşa ve ihya edebilecek kudrete sahiptir lakin bu bütün Türk dünyasının da ortak derdi ve hedefi olmalıdır.
Mesela, Türk Konseyi’nin rehberliğinde bir kampanya düzenlenebilir.
Türkiye Şuşa’da, Kazakistan Fuzuli’de, Özbekistan Cebrayil’de, Kırgızistan Gubatlı’da yapılması gereken imar ve inşa çalışmalarını üstlenebilir, çeşitli yardımlarda bulunabilir! Kardeşlik hukuku bunu gerektirir...
Türkiye’deki pek çok STK devletin tek kuruşunu dahi harcamadan Şuşa’da göz kamaştıran çalışmalar yapabilir diye düşünüyorum. Ve yeter ki birileri önayak olsun, bu kampanyanın bir çığ gibi büyüyeceğinden neredeyse eminim.
Bu tarihî şehirlerde hastaneler, okullar, üniversiteler, yollar, camiler, köprüler, barajlar, hasılı ne gerekiyorsa acilen yapılmalı, kaybedilen zamanlar telafi edilmelidir. Sayın Bahçeli’nin fitilini ateşlediği bu şık hareketin, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Nur Sultan Nazarbayev, Sayın Kasım Cömert Tokayev, Sayın Sadır Caparov, Sayın Şevket Mirziyoyev tarafından destekleneceğini, Türk Konseyi Başkanı Sayın Bağdat Ambrayev’in bu hususta ülke liderlerine gitmesi, meseleyi bütün boyutlarıyla etraflıca nakletmesi hâlinde bu düşüncenin çok büyük kabul göreceğini zannediyorum.
Çok ciddi, güvenilir bir diplomat olan Türk Konseyi Genel Sekreteri Sayın Bağdat Ambrayev’in bu meselede aktif rol alacağını umuyoruz.
Peki Karabağ’a sadece fiziki anlamda mı yardım edilmeli?
Elbette bölge sakinlerinin yeniden evlerine, kentlerine ve köylerine dönebilmeleri, o heyecanlı dönüşlerin yaşanması için bu insanlara yaşayabilecekleri fiziki şartların sağlanması gerekir.
Ancak, fiziki şartlar yerine getirildikten sonra bu şehirlerde kültür ve medeniyet çalışmalarına ihtiyaç vardır. Azerbaycan Edebiyatının en önemli merkezlerinden birisi hiç kuşkusuz Şuşa’dır. Bu bağlamda bu tarihî kentte bütün Türk dünyası edebiyatına ait kitapların bulunacağı “Türk Dünyası Kütüphanesi”, Türk dünyasının önemli figürlerinin tanıtıldığı “Türk Dünyası Müzesi” ve yine Türk askerlik tarihinin önemli simalarının yer aldığı “Türk Dünyası Askerî Müzesi” bu şehirde kurulabilir.
Geçtiğimiz gün İzmir Bergama Belediyesinden bir yetkili aradı ve Bergama Belediyesinin Azerbaycan’ın Şeki şehriyle kardeş şehir olmak istediğini anlattı ve bazı hususlarda yardımlarımızı istedi.  Karabağ’daki şehirler ile “kardeş şehir” kampanyası ise fevkalade güzel bir fikir olsa gerektir!
Karabağ, Türk dünyasının kilididir.
Hasılı bu kilidi öyle sağlam kılmalıyız ki bir daha hiç kimseler bu kapıyı açmaya yeltenmesin! Öyle değil mi?