Meryem Aybike Sinan

 
Macaristan, Türk Konseyi’nin gözlemci üyesi...
Avrupa’da dost ülke dediğimiz, ülkü ve kader birliği ettiğimiz gerek Türkiye için gerekse Türk dünyası için çok önemli, özel ve güzel bir ülke.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın 2019 yılında Kırgızistan’daki zirvede sarf ettiği şu ifadeler büyük yankı uyandırmıştı:
"Macarca Türk diline akraba bir dildir. Hristiyan Türk eliyiz. Kıpçak-Türk ilkeleri üzerinden dimdik duruyoruz. Attila’nın torunları olarak yaşamaktan onur duyuyoruz. Bizim özümüz Türk kökenlidir.”
Macaristan gerek Türkiye ve gerekse Türk Keneşi ülkeleri ile olan ilişkilerine çok özel bir önem veriyor ve bu özel ilgi ve alaka dış politikalarına da yansıyor. Macaristan, Batılı nezaketini aynı zamanda akrabalık bağlarıyla da taçlandırarak çok farklı ve asil bir duruş sergileyerek geliyor...
Büyükelçiler toplantısı için geçtiğimiz günlerde Macaristan’a giden Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de bir araya gelip Suriyeli sığınmacılar başta olmak üzere pek çok konuda oldukça verimli görüşmelerde bulundular.
Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, Macar Mevkidaşı Peter Szijjarto ile “Gül Baba” türbesini de birlikte ziyaret ettiler. Bakan Çavuşoğlu, daha sonra attığı tweette bu türbenin iki ülkenin dostluğunun nişanesi olduğunu ifade etti.
Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Dışişleri Bakanlığını ve Ticaret Bakanlığını aynı ölçüde başarıyla yürüten ve Macaristan Exim Bank’ın da başında olan genç bir bakan olarak öne çıkıyor. Peter Szijjarto, Türk Konseyi ülkelerine aynı zamanda bir buçuk milyar dolar civarında kredi açan ve bütün ticaret kapılarını sonuna kadar zorlayan bir bakan aynı zamanda. Türkiye Macaristan arasındaki ticaret hacmi an itibarıyla 2,7 milyar dolar ancak kısa vadede hedeflenen ve arzulanan miktar 6 milyar dolar.
Macaristan, Türk Konseyi ülkeleri ile olan ilişkilerini çok önemsiyor. Türk Konseyi’nin gözlemci ülkesi olmasına karşın Türk Konseyi'nin bütün çalışmalarında tam üye gibi performans gösteren ve neredeyse bütün toplantılara katılarak plan ve proje önerileriyle öne çıkan bir ülke olarak güven veriyor.
Son yıllarda Türkiye-Macaristan, Kazakistan-Macaristan, Azerbaycan-Macaristan, Özbekistan-Macaristan ve Kırgızistan-Macaristan arasındaki ikili ilişkiler ve iş birliği çalışmaları çok ciddi anlamda yükselişe geçmiştir ve bu gelişmelerin anahtarı, odağı hiç şüphesiz Türk Konseyi’dir.
Türkoloji çalışmalarının en önemli merkezlerinden birisi Macaristan’dır. Bu ülkede TÜRKSOY, TİKA, Türk Akademisi gibi kuruluşlar tarihî, kültürel ve akademik alanda çok ciddi çalışmalar yapıyor.
Türkiye’de çok sevilen, sosyal medyada en çok takip edilen ve en sempatik sefir olarak görülen Macaristan Türkiye Büyükelçisi Viktor Matis, geçtiğimiz ay Prof. Dr. Kürşad Zorlu ile kendilerine yaptığımız bir nezaket ziyareti sırasındaki sohbetimizde şu ifadeyi kullanmıştı:
“Biz Macarlar, Batı'da olan bir ülke olsak da köklerimiz Doğu'da, biz kendi köklerimizin arayışındayız. Türk dünyası, Macaristan için çok önemli. Macaristan kendi köklerini aramış ve bulmuştur...”
Bu yazıyı yazarken Macaristan Büyükelçi Viktor Matis’e "Türkiye-Macaristan arasındaki bu yakın iş birliğinin en hayati, altı çizilmesi gereken unsuru nedir?" diye soruyorum. Şöyle diyor:
“Aybike Hanım, basit ama çok zor iki kelime ile söyleyeyim: Karşılıklı saygı!”
Hiç şüphesiz öyle...
Bütün Türk Konseyi ülkeleri ile “dilde, fikirde, işte birlik” ideali sadece ama sadece sevgi ve saygı ile hayat bulacaktır...