Para

Necmettin Batırel

Piyasalar iki önemli gelişmeye kilitlendi. Birincisi doların uluslararası borsalardaki yönünü belirleyecek, ABD Merkez Bankasının çarşamba akşamı açıklayacağı karar... İkincisi TL’nin değerini etkileyecek. Perşembe günü saat 14.00’teki Para Politikası Kurulunun kararı...

FED her ay hükûmetten ve bankalardan 120 milyar dolarlık tahvil alıyor, para veriyor. FED’in portföyünde (kasasında) şu anda 8,5 trilyon dolarlık varlık oldu... 2020 Ocak ayında bu rakam 5,8 trilyon dolardı. 22 ayda 2,6 trilyon dolar artan bu tahviller nasıl azaltılacak? Her ay 10 milyar dolar kesilse 5 yılda 600 milyar dolar küçülür. Rakam yükseltilirse dolaşan para miktarı azalır, bu defa mal ve hizmetler ucuzlar ama aynı zamanda fiyatlar da geriler. Enflasyonun tam tersi bu tabloya deflasyon deniyor. Büyüme hızı sekteye uğrar. Çarşamba akşamı tahvil azaltım kararı açıklanmayabilir. Dolar dünya para birimleri karşısında kazançlarını geri verir, TL üzerindeki dış baskı ortadan kalkar...  

Şimdi gelelim asıl soruya. Bizim Merkez Bankamız 23 Eylül’de nasıl karar açıklayacak? Başkan Şahap Kavcıoğlu dünyada son 10 yılın zirvesine çıkan gıda fiyatlarındaki artış karşısında manşet enflasyon (19,25) yerine artık gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyonunun (16,76) esas alınacağını açıklamasından sonra resim değişti. Uluslararası Finans Enstitüsü geçen hafta yayınladığı raporla işi kolaylaştırdı. Merkez Bankasının eylülde 50 baz puan faiz indireceğini ve ocak ayına kadar 150 puanlık indirimin muhtemel göründüğünü açıkladı... Dolar/TL 2,5 ayın zirvesine çıktı. Faiz lobisi faize karşı yine kur silahını kullandı. Önceden olsaydı, işe yarardı, ama bugünkü tabloda yukarıda kalması çok zor...

Eğer alıcı bulursanız dövizleri satın, kazanın. Kur artışı saman alevi gibi yanıp sönecek. Bakın Merkez Bankasının 120 milyar doları aşan toplam rezervleri her hafta artıyor. Yıl sonuna kadar 150 milyar doları bulacak. Hedef 200 milyar dolar... 

İhracatta tarihî rekorlar kırılıyor, cari açık daralıyor. Sıcak paradan sonra yabancı sermaye doğrudan yatırıma geliyor. Soruyorum size, bu manzara karşısında TL zayıflar mı güçlenir mi? İhracatçıların kredi limiti 30 milyar dolara çıkarıldı. Bunun 20 milyar dolarlık bölümü Türk Eximbank, 10 milyar dolarlık bölümü diğer bankalar aracılığı ile kullandırılacak...

Reeskont kredisi biliyorsunuz dolar karşılığı TL olarak veriliyor, döviz olarak geri alınıyor. Reeskont kredilerinin azami vadesi 180 güne indirildi. Yani 6 ay içinde Merkez Bankasının rezervleri 30 milyar dolar daha artacak, demek. Faiz indirimi ile ekonominin sırtındaki yük hafifleyecek. Bankaların finansman maliyetleri düşecek. Daha ucuz krediye kavuşulacak. Bankalar ellerindeki hazine kâğıtlarının getirileri artmasıyla, ekstra kazanç elde edecek.

Şu anda en çok tartışılan konu neydi? %21,7’lik ikinci çeyrekteki tarihî büyüme hızının nasıl sürdürüleceği değil mi? İşte faiz indirimi ile üretim ve talep artacak, ekonomi canlı kalacak, büyüme kervanı yoluna devam edecek. Gel de sevinme!