Öcal Uluç

Bir kamuoyu araştırma şirketine anket yaptıralım; bakalım ‘Görevde kalsın’ diyecekler yüzde 10’u bulacak mı? Dahası adına stat yapılan kentte yüzde 5 olacak mı?

Türk futbolunu ve millî takımını “sportif olarak” dünyada ve Avrupa’da “düşürmediği yer kalmayan” bir Hoca, yüzünü kızartarak “Yapamadım, beceremedim” diyerek “görevi yapacaklara ve becereceklere bırakacağına” pişkin pişkin “Düşündüm, istifa etmemenin en doğru karar olduğuna karar verdim” diyor; vah Türk futbolu vah!..
Kendisine sorulması gereken bir soru vardı, ama “benim “saygılı ve nazik” meslektaşlarım sormadı; “Bu pişkinliği ‘bir kulüp takımının başına olsaydınız’ gösterebilir miydiniz?”
Bu sorunun cevabı çok açıktı; “Bu sorunun sorulmasına ihtiyaç kalmaz, kulüp tarafından çoktan “Güle güle” denilirdi!..
Ama burası Futbol Federasyonu; “hesap soran bile yok”; tribünlerdeki seyirci kadar bile tepki yok!..
Ve… Ne yazık ki, bir de “hiç sıkılmadan” dünyanın her yerinde Uganda’dan, Fransa’ya, İngiltere’ye, İtalya’ya, İspanya’ya, Kanada’ya, Çin’e, Avusturalya’ya, Kolombiya’ya, Brezilya’ya, Arjantin’e, Mısır’a, İran’a kadar her ülkede “o ülke millî takımını ve futbolunu bu duruma düşürmüş” bir Hoca’ya her gazetecinin soracağı soruyu soran meslektaşlarıma yaptığı basın toplantısında “Bana bu soruyu soramazsın, kimsin sen, ben sana hesap vermem” anlamına gelen tepkiler koyacak kadar da “kendini kaybetmiş” bir Hoca var!..
Şunu iyi bilmelisin ki Şenol Hoca, “Basın, üç erki, Yargı / Yürütme / Yasama erklerini, millet adına denetleyen güçtür”, onun için basına “Dördüncü güç” denir. Bilesin ki, “çoktan hak ettiğin o soru” sana, “millet adına soruluyor” ve sorulmaya da devam edilecek. 
İşte, ben de soruyorum; “görevde kalmanın ‘doğru olduğuna sen karar veremezsin’; zira TL ile de olsa aldığım para ortada ve kaç asgari ücret ettiği de ortada. ‘Doğru kararı’ Federasyon verir, o, ‘şu veya bu sebeple veremiyorsa’ millet verir; bir kamuoyu araştırma şirketine ‘anket yaptıralım’; bakalım ‘Görevde kalsın’ diyecekler ‘yüzde 10’u’ bulacak mı?.. Dahası adına stat yapılan kentte yüzde 5 olacak mı?..”
Şimdi, bir de “tutunacak dal arıyorsun”; bulduğun dal da “Fenerbahçe’nin Avrupa’dan ikinci sınıf bir hocaya razı olarak, yollarını ayırdığı “belgesi eksik” bir futbol insanı!..”
Onun, basın tribününe yaptığı çirkin hareketi basın mensupları unutamaz; hımmm, “basına karşı cepheni güçlendirmek istiyorsun” galiba!..
Futbolculuğu boyunca içeride ve dışarıda yaptığı çirkin hareketler yüzünden aldığı cezalar ortada…İşte, “millî takım hoca yardımcılığı ile ödüllendirmek istediğin” futbol insanı!..
Ne diyor, “ülkenin de dördüncü büyüğü olan” ve senin kentinin kulübüne defalarca başkanlık yapan Sadri Şener; “Yazıklar olsun verdiğim emeklere. Verdiğim her emek haram olsun. Bana ve Trabzon’a hakaret eden, senin başkanını uçakta dövmek için arayan Emre’yi yanına almak bize hakarettir.” 
Şener’in açıklamasında “çok daha ağır ve altından kalkılamayacak sözler de var” ama “Millî takımın hocası olduğun için, onları yazıma almayacağım.
Bak Hoca’m, yanına Emre’yi değil, Guardiola’yı bile “yardımcı olarak alsan” yaptıkların ve yapamadıkların unutulmayacak, yazılacak ve soruşturulacaktı. “Böyle bir ortamda” başarı şansın yok. Üstelik dünya futbolunun çok gerisinde kaldın… Kendine de, millî takıma da daha fazla yazık etme… 
Sana “ağabey” tavsiyesi…