Öcal Uluç

Fatih Hoca'nın sözleri ile "Şenol Hoca'ya ayıp edenler, onu öldürenler, gebertenler" arasında ben de vardım.

Elbette, benim de cevap hakkım doğdu!..

Ancak cevap vermeden önce, sormam gereken bir sorum var" Fatih Terim'e; "Bu sözler, gerçekten 'sadece' Şenol Hoca'yı düşünerek mi söyledin, yoksa kendini savunmak için mi?.."

Terim, Trabzonspor maçından sonra, Şenol Hoca'ya yapılan ağır eleştiriler için "gazeteciler sormadan" bir paragraf açmış…

Demiş ki; "Bu güzel tesisin ismi de Şenol Güneş Tesisleri. Türk futboluna hizmet etmiş bir arkadaşımız. Kazanılır, kaybedilir, beğenilir, beğenilmez. İtibarsızlaştırma, yaralama, acıtma hiç hoş değil. Bunu hak etmedi. Ne o, ne de arkadaşları... Saygıyla anmalı, sevgiyle göndermesini bilmeliyiz Şenol Güneş bu ülkeye hizmet etti. Herkesten fazla üstelik. Yanlış yaptı, doğru yaptı, eyvallah. Sevapları daha fazladır herhalde. Bu nedir yani! Yoksa gelip görev yapmak, istenmek nasıl doğalsa 'Allah'a ısmarladık' da doğaldı. Ayıp ediyorsunuz!

Şenol Hoca'ya ayıp ediyorsunuz!"

Buraya kadar "Kendi düşüncesidir, saygım var"; cevabım olacak, biraz sonra cevabımı yazacağım" ama "sözler burada bitmiyor" ki…

Fatih Hoca "kendisini de katarak" sözlerine şöyle devam ediyor; "Şenol da, ben de ay yıldızı yıllarca göğsümüzde onurla taşıdık. Sonra hoca olarak taşıdık. Bizden daha çok kim isteyebilir. İşin teknik ekonomik tarafı. Geberttiniz, öldürdünüz. Bir sakinleşin ya! Daha 4 maç var ya! Bu konuştuklarımızı da gülerek anarız belki. Daha durun ya hakem düdüğü çalmadı daha. Hani biz bitti demeden bitmezdi. Tam zamanı şimdi arkadaşlar! Lütfen..."

Hımmmm, "Şenol Güneş üzerinden" kendisini de savunuyor, Fatih Hoca… "Kendisine yapılan" eleştirilere de cevap veriyor…

Ben de "Şenol Güneş üzerinden" Fatih Hoca'ya karşı da cevap hakkımı kullanayım:

Avrupa Şampiyonası Final Grubu'nda "sıfır puanlı, 1-8 averajlı" bir hezimetten sonra, Uluslar Ligi'nde "takımına, ikinci sınıf bir grupta bile küme düşürten", Dünya Kupası'nın Avrupa elemelerinde, "yarım düzinelik hezimetlere kadar varan" hazin bir tabloya imza atarken, hâlâ "istifayı düşünmeyen ve etmeyen bir Hoca" için… İspanya'dan, Patagonya'ya kadar dünyanın her yerinde, hem de "bizdekilerden çok daha ağır ifadelerle manşetler atıldığını ve yorumlar yapıldığını" bilmiyor musun, Fatih Hoca'm?..

İnsan, "sadece mazisiyle değil, bugünü ile, hem de aldığı, bu milletin ödediği milyonları hak ederek" kalmalı, öyle değil mi, Fatih Hoca'm?.."

"Kalma kriteri" bu olmazsa, "her türlü eleştiriyi hak ettiğini" anlamalı, öyle değil mi, Fatih Hoca'm?..

Dahası, "anlamazsa", görevleri arasında "bunun, anlamayanlara anlatılması olan" gazetecilere de "ayıp edilmemeli", öyle değil mi, Fatih Hoca'm?..