Ömer Faruk Ünal

Trabzonspor için galibiyet dışındaki bir sonuç; ligin bitmesi anlamını taşıyordu. G.Antep iyi başlamıştı! Çünkü rahattı! Puana olan ihtiyacı Trabzonspor ile kıyas bile kabul etmezdi. Jaja geçmiş haftalardan iyiydi, ara pasları rakibin dengesini bozuyordu. Egemen solda sırıtmadı. İkinci golün asistini yaptı. Trabzonspor'daki esas farklılık, çift santrfordu. Pawel-Umut forveti görev başındaydı. Antep'in uzun boylu defansı, etkisiz kalmaya başlamıştı. 10.dakikada Umut'un ağlara gönderdiği topa yardımcı hakem Tarık Ongun ofsayt bayrağını kaldırdı. Çok kritik ama doğru bir karardı. 22.dakika maçın kırılma anıydı. Burak Yılmaz cezası sahasına giriyordu ki, forması G.Antepli Dany tarafından çekilmeye başlandı. İhlal dışarıda başlamıştı. İhlalin bitmesi lazımdı. Çizgi ceza sahasına dahil olduğuna göre Tarık Ongun da bayrağı göğsüne götürdü ve içeride olduğunu işaret etti. Bariz gol şansıydı. Bu karara "dışarıda" diyenler de çıkacaktır. Cüneyt Çakır önce Dany'e kırmızı kartını çıkardı daha sonra da penaltı noktasını gösterdi. Bu penaltıyı atmak kolay değildi. Maç 0-0'dı, üstelik İstanbul'daki rakibin henüz 2.dakikada golü bulmuştu. Bu golün haberi Burak'a mutlaka üfürülmüştü. Çocuk bu baskıyla penaltı noktasına geldi. Gol yapamadı, neyse ki kalecinin çeldiği topu tamamladı da tabelayı 1-0 yaptı. G.Antep 10 kişiydi. Maç 1-0'dı! Direnç kırılmıştı! 36'da Brozek daha sonra da Burak'ın 44'te farkı 3'e çıkaran golü Avni Aker'deki maçı bitirmişti. Bundan sonra Kadıköy'den gelecek haberlerin anlamı vardı. Trabzon 3-0'ı yeterli görmedi. G.Antep kalesini ikinci yarıda da bunaltmaya devam etti. Alanzinho bu yarıda maça tempo kazandırmıştı. Bu Trabzon ligin ikinci yarısındaki en iyi Trabzon'du.