Ömer Faruk Ünal

Hiç bıkmadan usanmadan... 3 Temmuz'dan bugüne kadar bu kadar kanalda bu kadar konuşan insan... Bu kadar yazan çizen... 11 aydır aynı şeyi konuşuyor ve yazıyor. 3 Temmuz'daki belirsizlik neyse, bugün de aynı belirsizlik devam ediyor. 11 aydır konuşulanlarda hiçbir değişiklik yok! Ama aynı şeyleri dinlemek, hele de sadece ama sadece F.Bahçe ya da G.Saray pencerelerinden bakan insanları dinlemek artık işkence halini aldı. Kemal Dinçer!.. Merhum Hasan Doğan, 14 Şubat 2008'de Federasyon Başkanı olmuştu. Kemal Dinçer de önce Gözlemciler ve Temsilciler Kurulu Başkanı olarak, daha sonra da Temsilciler Kurulu Başkanı olarak yaklaşık 4,5 yıl bu görevi aralıksız sürdürdü. 5 federasyon başkanı ile çalıştı. (Hasan Doğan, Mahmut Özgener, M.Ali Aydınlar, Hüsnü Güreli, Yıldırım Demirören.) Kemal Dinçer'in Hasan Doğan dışındakiler ile çok gönüllü çalıştığını sanmıyorum. Hafta başında Temsilciler Kurulu Başkanlığı'nı bıraktı. F.Bahçe'de basketbolun başına geçti. Aziz Yıldırım ile de yıldızlarının pek barıştığı söylenemez. Futboldan o kadar soğumuş olmalı ki, Aziz Yıldırım ile çalışmayı bile göze aldı! Kemal Dinçer'in kopması futbol için bir kayıp, basketbol için de ciddi bir kazançtır. Adam teşhisi koymuş! Aşağıdaki bu yorum ve düşünce kime ait olsa iyi: "Sanırım burada (Türkiye'de) herkes kendine şu soruyu sormalı: 'İşimi doğru şekilde mi yapıyorum?' Son FB-GS final maçına davetliydim. Maç esnasında ve sonrasında olanlardan dolayı gerçekten şoka girdim. En büyük sorumluluk teknik elemanlarındır; genel olarak teknik heyetlerin davranışları sıklıkla kabul edilebilir sınırların üzerinde oluyor. Ben genel olarak konuşuyorum, genel olarak ve isim vermeden. Koçlar aynı zamanda taraftarlara da örnektirler, maç esnasındaki davranışlarının izlendiğini her koç anlayamayabilir. Heyecan, hırs tamam, ancak çok fazla heyacan, hırs kesinlikle yanlış. Neden Türk koçlar Avrupa'da çok iyi davranışa sahipler de evde değiller?" Bu sözler Hollandalı hakem eğitimcimiz ve UEFA Hakem Kurulu Üysei Jaap Uilenberg'e ait. Adam kibarlığı ölçüsünde ülkenin teknik adamları hakkında konuşurken kelimeleri seçerek teşhisi de koyuvermiş. Formalite genel kurul! Futbol Federasyonu'nun internet sitesinde Olağan Genel Kurul'un duyurusu ve gündemi var. Toplam 21 madde. "Kabul edenler", "Kabul etmeyenler" şeklinde apartman yöneticiliği seçimi gibi 3-5 dakika içinde tamamlanır. 27 Haziran'daki genel kurula seçim maddesi konulamıyor. Ancak bu genel kurulda, "Temmuz ayında seçim yapılsın" kararı koymaya çalışanlar var. TFF'nin esas akıbetini UEFA'dan gelebilecek cezalar belirleyecektir. TFF hakeme mi muhtaç? Avrupa dahil az çok futbolun oynandığı hiçbir ülkede "Hakem, Gözlemci, Mentörler" görevlerini yapabilmek için vize ya da aidat adı altında bir kuruş para ödemezler. Bizim Federasyon zengindir. İyi de parası vardır. Hakemin 3-5 kuruşuna muhtaç değildir. Ufuk Özerten ve Abdurrahman Arıcı bu işi çözemezse başka da kimse çözemez! Sınavdan geçen MHK! MHK, klasman yapmaya çalışıyor. 3 aydır görevdeler. Doğrudur, ciddi bir hazırlık yapamadılar. Terfi edecek hakemleri yeterince takip edemediler. Sağlıklı klasman yapabilecekler mi? Benim ciddi endişelerim var. Bir kere Oğuz Sarvan gibi gelen baskılara direnebilecekler mi? Sarvan'ın nice güçlü isimleri geri çevirdiğini en iyi hakemler biliyor. Ben buradan MHK'ya sesleniyorum. Yaşı geçmiş ve şansı kalmamış hakemlere yatırım yapmayın! Geleceği olan hakemleri öne çıkarın! Tabloya baktığınızda yaşı geçmiş hakemler en fazla maç almış. Hele de İzmir çok fazla öne çıkmış. (4.Bölge-Ege) 3 ay içinde İstanbullu hakemle İzmirli hakem arasında uçurum oluşmuş. 25 tane İstanbul hakemi 75'e yakın 2.Lig maçı yönetmiş. 20 tane Ege hakemi, 80 tane 2.Lig maçına çıkmış. Bütün yetenekler İzmir'e toplanmış demek ki (!).