Hakem Odası

Ömer Faruk Ünal

Bazıları bilerek ve isteyerek... Bir kısmı da yaptığının farkında bile değil!                
Memlekette ekran başındaki üç-beş kişi...
Sosyal medyada toplam 20-30 kişi...
Ülkenin “toplumsal barışını” tehdit ediyor.
Tribünleri tahrik ediyorlar, insanları sokağa dökmek istiyorlar.
Adam, ekranda avazı çıktığı kadar bağırıyor.
Türkçe bilmeyen birisi beş dakika dinlese; “Bu ülkede çok büyük bir kriz var. Ya düşman girmiş ya da deprem, sel, tsunami olmuş. Adam bütün dünya ülkelerine yardım çağrısında bulunuyor” der.
Dikkat buyurun, ellerinde görüntü olmadan, bir saat “Taçta kural hatası vardı, yoktu”yu tartışıyorlar.
Bir saat “Golden önce faul vardı, yoktu”yu tartış!
Sosyal medya durur mu?
Biraz daha takipçi toplayayım...
Ha gayret TT olduk! Ha gayret tansiyon biraz daha yükselsin!
Ya yapmayın, etmeyin, eylemeyin!
Sağ olsunlar! Koskoca Ali Koç, koskoca Fatih Terim de bu değirmene su taşıyor!
Üstelik G.Saray-F.Bahçe derbisine bir hafta kala.

Riva, hastane olsa!
Futbol Federasyonunu bir an için bir “Üniversite ya da Eğitim-Araştırma Hastanesi” olarak kabul edelim.
Veya Riva çok ünlü ve özel bir hastane olsun.
Farz edelim ki, kurullar da (MHK, PFDK, Tahkim) hastanenin ana bilim dalları...
TFF çalışanlarının da asistanlar, doktorlar, hemşireler...
Cerrahları da “hakemler” olsun.
Her ameliyatları, her tedavileri, verdikleri her ilaç, her uygulamaları; sosyal medyada ve ekranda bu kadar tartışılsa ve konuşulsa, her işlerine karışılsa buradan sağlıklı bir iş çıkar mı?
Bu hastane kaç gün açık kalır?
Riva’nın hiç kabahati yok mu?
Var! Olmaz olur mu?
Ancak belli kesimler, Riva’yı çalıştırmamak istiyorlar! Kaos peşindeler.
İş, “eleştirme” boyutundan çoktan çıktı!

Kriz işte böyle çıkıyor!
Gömleğin ilk düğmesinin doğru iliklenmesi çok önemli.
Hatay-Gazişehir hazırlık maçında Kayote hakeme küfretmiş mi? Atılmış mı? Rapor edilmiş mi? Bunların hepsi olmuş!
Ancak Hukuk Kurulu ve PFDK, durumu yeteri kadar ciddiye almamış.
Cumartesi akşamı, Riva kucağında yepyeni çok taze bir kriz daha buldu.
Bunlar birikiyor, sonra kar topu oluyor.
Ülke bir gece boyunca Hatay-Gazişehir hazırlık maçını ve hakemin raporunu konuştu.
Hakem çok takdir edildi ama ismini ağzına alan olmadı.
Hakemin adı Caner Ak’tı.
MHK da bu hafta maç vererek ödüllendirmiş, kim bilir belki de maç sırası gelmişti.

Zekeriya Alp’i nasıl buldum?
Salı akşamı Hakem Derneğinin İstanbul açılışına gittim.
MHK Başkanı Zekeriya Alp, hakemleri yalnız bırakmamıştı.
Başkan, genç hakemlerin yanlarına kadar giderek ve onlara dokunarak konuşmasını yapmak üzere mikrofona doğru yürüdü.
Çalışanın, koşanın, hata yapmayanın önünün çok açık olduğu mesajını güçlü bir şekilde bir defa daha verdi.
Ben, 4. hafta maçları sonrası MHK Başkanı’nı çok merak ediyordum.
Çok kararlı ve moralini de yüksek buldum.
Yaptıklarından ve kararlarından çok emin.
Hakemlerine inanıyor ve güveniyor.
Çok daha cesur adımlar atacağının sinyallerini veriyor.

MHK sinyali vermiş!
Haftaya Trabzon-Beşiktaş ve G.Saray-F.Bahçe maçları var.
5. hafta tayinlerine bakacak olursak; MHK bu iki derbi için beş ismi bu haftadan “hakem ve VAR” olarak rezerve ettirmiş bile!
Cüneyt Çakır, Mete Kalkavan, Ali Palabıyık, Halil Umut Meler ve Hüseyin Göçek...
Geriye bu beş hakemi, iki maça “hakem ve VAR” olarak yerleştirmek kalıyor.
O da MHK’ya ve meraklılarına kalsın!
Tabii, şunlar dikkate alınacaktır.
- Mete Kalkavan’a Trabzon-Beşiktaş asla olmaz.
- Mete Kalkavan G.Saray-F.Bahçe’ye VAR olmuyor.
- Ali Palabıyık’a G.Saray-F.Bahçe uymuyor.
- Halil Umut Meler’e eski ve bu MHK, VAR görevi vermiyor.

Çok net üç mesaj!
1) Abdülkadir Bitigen (Ç. Rizespor-Göztepe) ve Arda Kardeşler’in (Başakşehir-Sivasspor) geçen haftaki performansları bu hafta ödüllendirilmiş.
2) Halis Özkâhya ve Suat Arslanboğa’nın kararları desteklenmiş. (Alanya-F.Bahçe)
3) Alper Ulusoy’un VAR performansı tam not almış. (Gazişehir-Beşiktaş)